Kültür Seyahat

22 Mart 2022

Türkiye ve gastronomi dendiğinde mükemmel bir uyum olduğunu söylemeden geçemeyiz. Hele ki Türkiye’nin her karışında bir güzellik ve adeta bir yeme-içme cenneti olduğunu düşündüğümüzde bu ülkenin gastronomi alanında neler neler vadettiği saymakla bitirilmez. Gastronomi, kimi zaman sizi yöresel lezzetlerin diyarlarına kimi zaman ise birbirinden farklı leziz tatların tadımına sürüklüyor.

Gastronomi turizmi, son zamanların en popüler ve leziz turizm türlerinden biri haline geldi. Tabi konu Türk mutfağı olunca ülkemizin bu konuda ne kadar zengin olduğunu söylememize gerek var mı? Hem şehirlerin birbirinden güzel yerlerini gezip hem de özel tadımlar yapmaya ve mutfakları hakkında bilgi edinmeye ilgi duyanlar için Türkiye tam bir cennet. Gastronomi müzeleri de, sizi tarihlerin ve kültürlerin diyarına yapacağınız yolculuğunuzda bir adım ileri taşıyacak çok özel mekanlar. O halde yolculuğumuz başlasın.

1- Emine Göğüş Mutfak Müzesi- Gaziantep

Gastronomi dediğimizde hemen herkesin ilk aklına gelen bir lezzet durağı Gaziantep listemizin başında yer alıyor. Gaziantep hem gezilecek yerleri ile hem de sunduğu birbirinden çeşitli ve lezzetli yöresel yeme-içme seçenekleri ile harika bir seçim. Bu şehre geldiğinizde yapılacak şeylerin en başında ise Gaziantep mutfağını tanımak geliyor. Tam da bu noktada, Emine Göğüş Mutfak Müzesi sizleri Gaziantep mutfağına dair sayısız lezzeti deneyebileceğiniz, pişirme teknikleri, yuvalama, kahve-mırra teknikleri gibi canlandırmalara katılabileceğiniz ve yapımlarında kullanılan aletleri tanıyacağınız harika bir geziye davet ediyor.

Gaziantep.jpg

2- Tarihi Erzurum Evleri- Erzurum

Türkiye’nin gastronomi alanındaki en önemli müzelerinden biri olan Tarihi Erzurum Evleri, hem restoran hem de müze olması ile yeme-içme severler tarafından oldukça ilgi görüyor. 1850’li yıllara dayanan geçmişi ve Erzurum mutfağından tatları ile burası yeme-içmeye düşkün olanlar için görülmeye değer. 11 tane tarihi Erzurum evlerinden oluşan bu gastronomi serüveni sizin için Erzurum’a gelmenizdeki en leziz sebep olacak.

3- Hacıbanlar Evi Mutfak Müzesi, Şanlıurfa

2011 yılında kurulan Hacıbanlar Evi Mutfak Müzesi’nde, geçmişten günümüze kadar gelen mutfak araç gereçleri, Urfa yöresine özgü kıyafetler ve mutfak kültürü ile ilgili canlandırmalar yer alır. Hatta bu deneyimini bir adım ileri taşımak isteyenler, müzede düzenlenen yemek kurslarına katılarak kendilerini bu alanda da deneyebilirler.

4- Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi- Hatay

Adeta bir gastronomi cenneti olan Hatay’da bulunan bu müzeyi diğerlerinden ayıran en önemli özelliği Türkiye’deki ilk tıbbi ve aromatik bitkiler müzesi olması. Buraya ziyarete geldiğinizde bazı özel bitkileri tadabileceğiniz gibi şifanın ve rahatlatıcı bir dünyanın kapılarını aralayan özel bir gastronomi müzesi ile de tanışmış olacaksınız.

Hatay.jpg

5- Pelit Çikolata Müzesi- İstanbul

1957’den bu yana ziyaretçilerine sunduğu çikolataya dair leziz mi leziz içerikleri ile Pelit Çikolata Müzesi, özellikle çikolata severler için adeta bir cennet. Aslında çikolatanın bir temsilcisi olarak yola çıkan Pelit adı, 2007 yılında çikolata ile bağlarını bu müze ile bir üst seviyeye taşımış. Gastro-sanatın en güzel eserleri ile karşılaşacağınız çikolatadan yapılmış birbirinden güzel sergiler ile harika bir yolculuğa hazır olun. 

6- Özel Muğla Arıcılık Müzesi, Muğla

Arı ve bal üretiminde ilk sırada yer alan Muğla’da 1909 yılından beri arıcılık faaliyetleri yer almaktadır. 2012 yılında geleneksel arıcılık kültürünün tarihsel sürecini gelecek nesillere aktarmak amacıyla Muğla İli Arı Yetiştiriciliği Birliği tarafından kurulur. Müzede bal yapan arıların yer aldığı şeffaf kovan ziyaretçiler tarafından ilgi çekmektedir. Bal üretiminde yer alan 100 yıllık malzemelerin sergilendiği müzede şeffaf kovanlarda yapılan bal üretimi canlı olarak gösterilmektedir. 

7- Edremit Evren Ertür Tarihi Zeytinyağı Aletleri Müzesi- Balıkesir

Zeytin deyince akla gelen Ege Bölgesi’nin en güzel ürünlerinin sergilendiği bu müzede, zeytinyağı üretiminde kullanılan Ege’den toplanmış aletleri görebilir ve zeytinyağı üretiminin geçmişine tanıklık edebilirsiniz. Zeytin severlerin tek bir noktada buluşacağı ve doygun bir gastronomi deneyimi yaşayacağı buram buram zeytin kokan bir müze burası.

Edremit.jpg

8- MSA The Culinary Arts Academy- İstanbul

İçerisinde dolaşırken eski zamanlara doğru bir yolculuğa çıkacağınız yiyecek ve içecek kültürleri ile bir akademi ortamında tanışabileceğiniz harika bir gastronomi müzesi ile devam ediyoruz. Burada, Türkiye tarihinin gastronomi kültürüne yakından tanıklık ederken zamanında kullanılan aletlere ve teknikler ile tanışacaksınız. 

9- Türk Lezzet Müzesi- İstanbul

81 ilin yiyecek ve içeceğini tanıtmak üzere yola çıkan bu müze, 2016 yılından bu yana ziyaretçilerine enfes bir gastronomi keyfi yaşatıyor. Her adımınızda Türkiye’nin bir başka köşesinden bir lezzet ve kültür bulabileceğiniz bu yer yeme-içme severler için harika bir seçenek. Türkiye’nin farklı yörelerini tanıtan 36 lokanta ve dükkandan oluşan müzede alkolden kebap çeşitlerine ve çok daha fazlasıyla Türk mutfağından bir sürü detay bulacağınıza eminiz. 

10- Zavot Peynir Müzesi- Kars

Kars’ın Boğatepe Köyü’ndeki bu enfes peynir müzesine girdiğinizde yurt dışı ile yarışır ürünler ile karşılaşacaksınız. Kars’a ait enfes gravyeri ve kaşar peynirleri başta olmak üzere tulum, çeçil ve daha pek çok peynirin yapımına yakından şahit olacaksınız. Sizi başından sonuna kadar adeta bir peynir evine davet eden bu müzeyi görmeden dönmeyin deriz.

Kars.jpg

11- Adatepe Zeytinyağı Müzesi- Çanakkale

Son durağımız ise Türkiye’nin ilk zeytinyağı olma ünvanına sahip olan Adatepe Zeytinyağı Müzesi. Zeytin ağaçları ve yağlarına dair her türlü şeyi bulabileceğiniz bu müzede adeta kısa bir zeytin dünyası gezisi yapacaksınız. Bu müzede zeytinyağının geçmişine yakından tanıklık ederken burnunuza harika kokular geleceğine eminiz.