Kültür Seyahat

25 Haziran 2022

1999 yılında Türkiye'nin güneşli güney sahilinde, Antalya şehrinde yaşamaya karar veren, tarih ve arkeoloji tutkunu İngiliz Kate Clow tarafından incelenen, tasarlanan ve raporlanan Likya Yolu, trekking ve macera tutkunlarının en popüler rotalarından biridir. Fethiye ve Antalya şehirlerini birbirine bağlayan 540 km'lik patikalar, toprak yollar ve antik katır yolları 2000 yılında resmen "açılarak" Türkiye'nin ilk uzun yolu olan Likya Yolu'na hayat verdi. Türkiye'nin güneyinde yer alan ve 29 günde kat edilebilen 540 km uzunluğundaki rota, Akdeniz'e açılan bir penceredir. Roma yolları, antik kalıntılar ve patikalar sık sık yorucu ve dik yokuşların olduğu sahil ve dağlar arasındaki yolculuğunuza eşlik eder.

Arazinin kayalıklı olması yıllar içinde iki güçlü halkın, Romalılar ve Bizanslılar, etkisine maruz kalmış eski Likya halkının yaşamını karakterize eden sert gerçekliğe kapılmanıza yardımcı olacaktır. Bu nedenle, kadim bir tarihe sahip olan trekking yolu, sizi savaşçı ve demokratik insanların kültürüyle ve yüksek bir yaşam standardı ile yakın temasa geçirmekle kalmayacak, aynı zamanda geçmiş tarihi de yaşatacaktır. Öyle ki, Büyük İskender'in daha sonra Roma İmparatorluğu'nun bir eyaleti olmak için yürüdüğü aynı toprakları çiğneyeceksiniz.

Likyalılardan kısaca bahsetmek istersek, Likyalılar aslen Anadolu platosundan gelen ve Hititlerinkine Yunanlılardan veya Romalılardan daha yakın bir Hint-Avrupa dili konuşan bir halktı. Likyalılar, Akdeniz'in en az bilinen uygarlıklarından biri olmalarına rağmen, Helen-Roma dünyasının etki alanı dışında kalan eski "barbar olmayan" halklardan biri olarak tanımlanırlar.

Likya Yolu, dünyanın en bilinen trekking rotalarından biridir. Yol boyunca Likyalılar döneminden kalma antik yapılara ve Akdeniz'de kilometrelerce uzanan nefes kesici sahil şeridine hayran kalabilirsiniz. İçinde birçok köy, antik kent ve plaj bulunan yolda görmeniz gereken bazı yerleri yazıda bulabilirsiniz.

Gelidonya Feneri

Likya Yolu rotanızda görmeniz gereken ilk yer Gelidonya veya Taşlık Burnu Feneri. Türkiye’nin kıyılarındaki en yüksek fener olan Gelidonya Kumluca ilçesinde bulunur. 1936 yılından beri kullanılan deniz feneri bir tarafında deniz diğer tarafında yeşilliğiyle olağanüstü bir manzara yaratıyor.

Gelidonya Feneri.jpg

Türkiye’nin en güzel manzarası seçilmiş olan yere turistler Gelidonya Feneri’ni ve onun etrafını süsleyen manzarasının yanında olabilmek için özellikle gün batımına yakın bölgede kamp da yapıyorlar. Kulağınızda rüzgarın uğultusu, burnunuzda denizin ve yeşilliğin kokusuyla Gelidonya Feneri Likya Yolu’nda görülmeye değer duraklardan en önemlisi konumunda.

Letoon Antik Kenti

Likya Yolu antik kentlerle dolu. Rotanızda göreceğiniz antik kentlerden en bilinenlerin biri ise Letoon. Yunan mitolojisinde tanrıların ve insanların babası sayılan Zeus’dan hamile kalan Leto’ya adanmış bir merkezdir. İçinde Leto’ya ve çocukları Artemis ile Apollo’ya adanmış üç tapınak yapısı bulunmaktadır. Bunların yanında çeşme ve kilise de bulunan yerde, en göze çarpan şey ise büyük antik tiyatrodur. Letoon’un bu kadar önemli sayılmasının nedeni ise Likyalılar zamanında dönemin dini merkezi olması. 7. yüzyılda tamamen terk edilen bu kutsal alan 1988’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış Türkiye’de en değerli antik kentlerden biridir. Antik kente giriş ücretsiz değil, 15 TL’dir. Müzekart ile ücretsiz girebilirsiniz. Yaz döneminde 08:00-19:00 arası açık olan kent, kışın ise 08:30-17:30 saatleri arasında açıktır.

Olympos Antik Kenti

İsmi “yüksek dağ” anlamına gelen Olympos eski zamanlarda önemli bir liman kentidir ve Antalya’ya yaklaşık olarak 90 kilometredir. Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntılar bulunan yerde, kenti ikiye bölen Akçay nehri de bulunmaktadır.

Olimpos

Ören yerinde Roma İmparatoru Markus Aurellius’a ait bir tapınak ve Kaptan Eudomus’un Lahdi bulunur. Olympos Antik Kenti’ne giriş ücreti 2022 itibariyle 70 TL olarak belirlenmiştir ve Müzekart da geçerlidir. Kentin ilerisinde Olympos Plajı da olan yerde sadece plajına gitmek isteseniz bile Olympos ören yerine giriş ücretini vermeniz gerekiyor. Yaz döneminde 08:30-21:00 arası açıktır. Kışın ise 08:30-17:30 arası ziyaret edilebilir.

Patara Antik Kenti

Gelemiş Köyü’nde yer alan Patara Antik Kenti tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, bu yüzden üstünde sayısız önemli yapı ve eser bırakmıştır. Tarih için önemli bir yere sahiptir.  Öyle ki 2020 Patara Yılı bile seçilmiştir. 1988 yılın kazılara başlanan yerde Likya Birliği’ne ait meclis binası tiyatro, hamam ve Roma İmparatoru Neron’un yaptırdığı 26 metrelik deniz feneri gibi yapılar çıkmıştır. Osmanlı Dönemi’nin de Patara’da bulunduğu zamanlardan ilk Osmanlı telsiz telgraf istasyonu da bulunmuştur. Buranın belki de en şaşırtıcı ve dikkat çekici özelliği ise Noel Baba diye bildiğimiz Aziz Nicholas’ın doğum yeri olması. Giriş ücreti 70 liradır ve ören yerinden ilerlediğinizde Patara Plajı’na ulaşabilirsiniz. Bu plaj caretta-carettaların buraya gelmesiyle ünlüdür. Plaj ücreti giriş ücretine dâhildir.

Saklıkent Kanyonu

Seydikemer ilçesinde yer alan Saklıkent Kanyonu, milli park olarak da geçiyor. Suyun size eşlik edeceği yürüyüşünüzde kanyonun muazzam manzarasıyla karşı karşıya kalacaksınız.

Saklıkent.jpg

Uzunluğu 18 kilometre,  yüksekliği 200 metre olan doğal bir oluşumdur. Suyunun şiddetli olmasından dolayı suyun içinden geçmek mümkün değildir. Saklıkent’e girecek yetişkinler için giriş ücreti 13 TL olup, öğrenciler için ise ücret 6.5 TL’dir. Yer yer kayalıklar üzerinde yürümek zorunda kalacağınız kanyonda 60 TL gibi bir ücret karşılığında lastik ayakkabı satın alabilir veya bu fiyatın yarısına ayakkabıyı kiralayabilirsiniz.

Faralya Köyü

Fethiye’de bulunan Faralya Köyü, Babadağ’ın eteklerinde bulunuyor. Harika manzarasıyla insanı büyüleyen yerde Babadağ’da yamaç paraşütü bile yapabilirsiniz. Daha önce yapmadıysanız veya pek tecrübeniz yoksa deneyimli pilotlarla aktiviteyi yapabilirsiniz. Buradan meşhur Kelebekler Vadisi’ne de uğramadan geçmeyin. Likya Yolu üzerinde bulunan vadi, 80’den fazla kelebeği barındırdığı için bu isimle geçiyor. Kelebekler Vadisi’nde kamp yapma şansı da yakalarsanız, Likya Yolu rotanızda harika bir yolculuk yaratabilirsiniz. Faralya Köyü’nde aynı zamanda Likya Yolu’nun önemli destinasyonlarından Kabak Koyu da bulunur. Genellikle açık görüşlü bir kitle tarafından tercih edilen yer, doğal güzellikleri ve plajıyla ön plana çıkıyor.

Kabak.jpg

Son derece meşakkatli, ancak kendinizi tamamen günümüz ve geçmiş Türk kültürüne kaptırmanıza, sınırlarınızı tanımanıza ve onları aşmaya çalışmanıza yol açacak bu yürüyüşü herkese tavsiye ediyoruz.