Teknoloji

3 Kasım 2020
Kasetçalarlardan Spotify’a Müzik Yolculuğu

Müziğin üretim tarihi başka bir konu ama tüketim teknolojilerinin hikâyesi de oldukça ilginç. Bir zamanlar gündelik hayatımızın vazgeçilmez aksesuarları olan kasetçalarlarının neredeyse tamamı ya bir koleksiyonda ya da bir yerlerde unutulmuş durumda. Oysa bir nesle damga vuran ve müzik dinleme tecrübesini tamamen değiştiren bu cihazlar piyasaya çıktığı zaman dünyayı kasıp kavurmuştu. Ondan sonra sıra Walkman’e geldi, daha sonra da MP3 çalarlar. Her biri kendi nesli için büyük önem taşıyan bu cihazların hepsi neredeyse unutulup gitti. Aradan çok geçmemesine rağmen bugün müzik dinlemek için akıllı telefonlarımızdaki Spotify gibi çevrimiçi stream uygulamalarını kullanıyoruz. Her yerde her istediğimizde müzik dinleyebiliyoruz. 

blog

Kasetler 1960’larda manyetik ses kayıt cihazlarıyla beraber ortaya çıktı. Onlarla birlikte üretilen kasetçaların en gözde olanları ise kaset kopyalanmasına olanak veren çift gözlü modellerdi. O günleri hatırlayanlar kasetlere harcanan zamanı da hatırlayacaktır. Bir esnaf kolu olarak kasetçiler o dönemde ortaya çıktı ve uzun süre insanların hayatını derinden etkiledi. Karışık kasetler ve anonslu kayıtlar bu dükkanlarla birlikte hayatımızdan çekip gittiler.   

1979 yılında ünlü Japon markası Sony Walkman’i kamuoyuna tanıttı. Böylece uzun yıllar sürecek bir devrim başladı. Müzik endüstrisine kulaklıkla müzik dinleme alışkanlığını getiren Walkman, müzik dinleme alışkanlığını da yeni baştan yazacaktı. Müziği belli bir yerde dinlemek zorunda değildik, yanınızda taşıyabiliyorduk. Bu ikonik cihaz günümüzde bile Sony’nin en büyük başarısı olarak kabul ediliyor. Sony 31 yılda tam 31 milyon Walkman sattı. Kasetlerin ardından piyasaya sürülen CD’lerin saltanatı ise çok daha kısa sürecekti. İnternet dalgasının yükselmesiyle birlikte mp3 formatlı dosyalar çıktı. 

İlk mp3 çalarların fiyatları yüksek, kapasiteleri ise düşük olsa da her yerdeki insanların elinde bu cihazları görmeye başladık. Walkman’e göre çok daha küçük ve hafif bir cihaz olan mp3 çalar, çok daha fazla şarkıyı yanınızda taşınmasına olanak veriyordu. Bu dönemin en çok aklında kalan cihazı Apple’ın ürettiği iPod isimli ikonik mp3 çalarıydı. 

Sıkıştırılmış müzik dosyalarının giderek müzik piyasasını ele geçirmesiyle artan yasasadışı müzik paylaşımı ise bir süre sonra yasal streaming mecralarını doğurdu. İllegal müzik paylaşımı yerine üyelikle sayısız şarkı dinleme fırsatı sunan streaming platformları müzisyenlere telif hakkı ödüyor. Müzik kütüphanesi olarak da adlandırılan bu siteler şarkıları dinlemenize ve kaydetmenize olanak veriyor. Bu platformlarla sadece kendi müziğinizi değil, dünyadaki bütün farklı müzikleri cebinizde taşıyorsunuz. Size özel kişiselleştirilmiş çalma listelerini dinleyebiliyorsunuz. Bu mecraların en meşhuru ise dünya genelinde 270 milyondan fazla kullanıcısı ve 125 milyon üyesi bulunan Spotify. Bir kaset en fazla 12 şarkıya yer verebiliyordu, Spotify ise yanınızda dünyanın tüm müzik arşivini taşımanıza olanak veriyor. Ne dersiniz? Kasetçalarlardan bugüne çok şey değişmiş değil mi?