İyi Yaşam

24 Aralık 2020

İnsanoğlunun seyahat etme merakı uygarlık tarihinin en başına kadar uzanıyor. Seyahat yüzyılı olarak anılan modern zamanlara kadar seyahatlerin nedenleri ve içerikleri çok değişti. Ulaşım yöntemlerinin gelişmesi, uçakların yaygınlaşması derken her yıl milyarlarca insan seyahat eder hâle geldi. Öyle ki insanoğlunun seyahat merakı dünya sınırlarından uzayın derinliklerine doğru uzamaya başladı. Peki, seyahatteki yeni trendler nedir? İşte 21’inci yüzyılın seyahat trendleri.

1-Hafif Seyahat 

Ağır bavulları ve eşyaları unutun. Küçük bir bavula gerekli gördüğünüz birkaç eşyanızı alın ve yola düşün. Hem Z kuşağı olarak anılan yeni neslin hem de değişen trendlerin etkisiyle artık seyahat hazırlıkları çok daha hafif ve harekete imkân verecek şekilde yapılıyor. Bunun nedenlerinden en önemlisi; artık tek bir şehre ya da destinasyona gitmek ve orada kalmak yeterli gelmiyor. Daha az zamanda daha fazla yeri görmek istiyoruz. Bu yüzden seyahat esnasında yanınızda ne kadar az yükünüz olursa o kadar iyi. Çünkü hızınız artar ve daha çok yeri görme imkânını elde etmiş olursunuz. Hafif seyahat olarak adlandırılan bu özelliğin yolculuğunuzda sizi de ne kadar rahatlatacağını göreceksiniz. 

bavul 1

2-Doğayla İç İçe 

Deniz, kum ve güneşten oluşan yaz tatilleri hâlâ en ön sırada gelse de aileyle, arkadaşlarla birlikte ya da yalnız çıkılan doğa seyahatleri hızla yükseliyor. Yaşanan iklim krizinin de etkisiyle artan çevre bilinci, seyahatlerde doğayla iç içe geçirilen zamanın artmasına sebep oldu. Bu alandaki en önemli tatil çeşitlerinden birinin detoks tatili olduğunu ekleyelim. Gündelik hayatımızın bir parçası olan telefonlar, bilgisayarlar ve farklı araçları bir kenara bırakarak kendimizi doğanın kollarına bırakıyoruz. Ekoturizm de bu alanın başka bir yükselen trendi. Yemeklerden tutun da kalınan odalara kadar bu tatillerde her şey zevkinize ve hassasiyetlerinize göre düzenleniyor. Doğa dostu malzemeler kullanılıyor, atık oranı en aza düşürülüyor. Böylece hem tatilinizi yapmış hem de doğaya zarar vermeden onun bir parçası hâline gelmiş oluyorsunuz. Şehirden uzak, izole yerlerde vakit geçirmeyi sevenler seyahatlerini artık buna göre planlıyor. Doğayla iç içe olmayı kim istemez ki, öyle değil mi?  

3-Hikâye Anlatıcılığı 

Kuşkusuz her tatilin ayrı bir hikâyesi vardır. Hikâye anlatıcılığından kastettiğimiz ise gidilen yerin gündelik yaşamına karışmak ve bölge halkının serüvenine katılmak. Sadece tarihî yapıları değil, aynı zamanda geçilen yolları ve alışveriş yapılan dükkânları da merak ediyoruz. Gittiğimiz yerlerden derlediğimiz hikâyeleri sosyal medya gibi maceralarla başka insanlara anlatıyoruz. Kültürler arası köprülerin çoğaldığı bir zamanın en önemli etkilerinden biri de bu belki. Artık her birimiz birer gezgin içerik üreticisiyiz.  Yalnızca eşyalardan ve dükkânlardan değil, yeni insanlarla tanıştıktan sonra onlardan edindiğimiz bilgilerden de kafamızda bazı şekiller oluşuyor. Gittiğimiz bilgedeki insanların, şehirlerin, hayvanların hayatına ve hikâyesine tanıklık ediyoruz. Böylece bizim de belleğimize kazınan bu hikâyeler, hayat tecrübemize bir yenisini daha eklemiş oluyor. 

4-Minimalizm

Minimalizm, hayatın her alanında olduğu gibi seyahatlerde de yükselen bir trend. Gidilen yerlerde geçirilen vakitlerden aktivitelere, kalınan yerlerden harcanan paraya kadar geniş bir yelpazede basitliğe ve minimalizme olan ilgi gittikçe artıyor. Ana turizm akımının yanında her zaman az ilgi görmüş ve doğaseverlerin ilgi alanı olarak kalan kampçılığın son yıllarda hızlı bir yükselişte olması minimalizmin yansıması. Bir göl kenarında, ormanda, kırların içinde ya da şehrin parklarında kamplar kuruluyor. Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan kutuplara kadar olan her yerde daha az eşyayla, daha minimal tasarlanmış oteller büyük bir ilgi görüyor. Kulübeler, barakalar ya da Eskimoların geleneksel evleri olan iglo gibi yapılar da minimalizm arayışımızdan payını alıyor elbette.

iglo 1

***Bu sene bunlar çok revaçta! 2022'nin Seyahat Trendleri'ni öğrenmek ister misiniz?***