Kültür Seyahat

2 Mart 2022

Ülkemizin batısında, doğusunda hatta her bir karışında eski medeniyetlerin izleri bekliyor ziyaret edilmeyi. Birçoğunun henüz tüm gizemi ortaya çıkarılamasa da arkeolojik çalışmalar ve araştırmalar devam ediyor. Ülkemizin en meşhur simgelerinden, zirvesinden gözüken nefes kesici bir manzaraya ev sahipliği yapan, mistik atmosferiyle insanı kendine çeken Nemrut Dağı’nı anlatacağız bu yazımızda sizlere. 1987 yılında UNESCO tarafından “Üstün Evrensel Değer” seçilen Nemrut Dağı’nı gezi listenize eklemez iseniz pişman olabilirsiniz, bizden söylemesi.

Nemrut-1.jpg

Nemrut Dağı Nerede?

Adıyamanilinin Kahta ilçesindeki Kayadibi Köyü'ne yakın bir konumda olan Nemrut, Kahta’ya 43 kilometre uzaklıkta ve 2150 metre yükseklikte bir dağdır. Kış aylarının oldukça çetin geçtiği bölgeye ulaşımın izin verildiği ayların Mayıs ve Ekim ayları olduğunu not etmenizde fayda var. Ayrıca zirvedeki otoparktan heykellerin ve höyüğün bulunduğu terasa kadar 600 metrelik bir yürüme mesafesi söz konusu.

Nemrut Dağı'nın Hikayesi

Nemrut Dağı’nın gizemini anlamadan önce içinde bulunduğu bölgenin tarihine bir bakmak gerekiyor öncelikle. Roma ve Pers İmparatorlukları zamanında bu iki büyük düşman arasında kalan bölge, eskiden Roma İmparatorluğunun bir parçasıyken sonrasında Kommagene bölgesinin yöneticisi 1. Mithridates bağımsızlığını ilan eder ve tam bir doğu-batı sentezi olduğunu söyleyebileceğimiz Kommagene Krallığı doğmuş olur.

Milattan Önce 64 yılında Mithridates’in ölümüyle oğlu 1. Antiochus tahta geçer ve iki imparatorlukla da anlaşmalar imzalayarak ülkesinin bağımsızlığını güçlendirir. Atılan bu büyük adımlar onun sonu da olacaktır lakin. Gerçekte olduklarından çok daha güçlü ve yenilmesi zor bir ülke statüsünde bulunduklarına kendini inandıran Antiochus, Romalılar tarafından Milattan Önce 38’de tahttan indirilir.

Nemrut-2.jpg

Nemrut Dağı Heykelleri

Kommegene Krallığı’nın başı Birinci Antiochus adına yapılmış esrarengiz ve büyüleyici höyük, Nemrut Dağı’nın 2150 metrelik zirvesini önemli kılan bir özellik. Efsaneye göre insan yapımı höyüğün derinlerinde Antiochus’un mezarının olduğu söyleniyor. Ne var ki yapılan incelikli arkeolojik çalışmalar henüz bir mezar emaresi olduğunu göstermiyor ve bu da dağın gizemine apayrı bir gizem katıyor.

Türkiye turizminde önemli bir yer teşkil eden Nemrut Dağı denildiğinde akla gelen devasa taş heykellerden bahsetmeden geçemeyiz elbette. Antiochus’un ve tanrıların görkemini kutlamak adına sıralanmıştır bu haşmetli sanat eserleri.

Arkeologlar Nemrut Dağı’nın yerel halk için kutsal bir önem arz ettiğini söylüyor. Bu yüzden kendinin ve krallığının öneminin büyüsüne kapılan Kral Antiochus belki de kendini Yunan tanrılarına eş görerek sonsuz dinlenme yeri olarak gördüğü mezarını tanrıların hemen yanına, kutsal bir mekâna inşa etmiştir. 

Nemrut-5.jpg

Doğu Terası

Helenistik dönemin en ilgi çekici yapılarından olan heykellerin bütünlüğü en sağlam halde bulunanları, Nemrut Dağı’nın doğu terasında bekliyor ziyaretçilerini. Neredeyse hepsinin başı vücutlarından ayrılmış bir vaziyette, yerde bulunuyorlar. Devasa yüzlerin hepsi ana sunağa dönük bir şekilde bekliyor.

Tanrıların habercisi kartal heykeli semavi güçleri temsil ederken; hayvanların kralı aslan dünya gücünü sembolize ediyor. Kartal ve aslan heykellerinin yanı sıra mitolojik tanrı tasvirleri de mevcut. O dönemlerde Kommagene halkının tapındığı tanrılar arasında; Zeus, Heracles, Hermes, Apollo, Ares, Mithras ve elbette Komagene bulunuyordu. Antiochus’un kendisi de bu kısımda temsil ediliyor. Kırık rölyefler Antiochus’un soyunu anlatıyor. Kuzey tarafında Persliğini anlatan baba tarafı bulunurken, diğer tarafta Seleucid soyunu gösteren anne tarafı anlatılıyor.

Nemrut-3.jpg

Batı Terası

Bu kısımda görece heykellerin daha az korunabildiğini söylesek de heykellerin başları çok daha iyi durumda. Aslan Burcu heykelini görebileceğiniz Batı bölümü, astral motifleriyle Antiochus’un krallıkla şereflendirilmesini sembolize ediyor.

Hem Doğu hem de Batı kısmında bulunan devasa tahtların arkasında Yunan harfleri ile yazılmış 237 satırlık bir kitabe bulunuyor. Bu yazıtta Nemrut Dağı’nın üzerindeki bu bölgenin yaratılmasının tarihi yönleri, yeni bir dini topluluk ve Kral Antiochus’un vasiyeti anlatılıyor.

Heykeller Neden Yıkıldı?

İlk dikildiklerinde 50 metre kadar olduklarına inanılan bu heykeller Roma İmparatorluğu krallığı işgal ettiğinde bu benzersiz dağın genel ibadet alanı ve üzerindeki heykeller kaderine terk edilmiş ve zaman içinde bugünkü görünümlerine kavuşmuşlar.

Arkeolojik Çalışmalar

Bölge 1939’da Friedrich Karl Dörner tarafından sistematik bir araştırma ile kazılmaya başlanıyor. Çalışmalar yıllar içinde devam etse de, ODTÜ’nün 2006 yılında hazırladığı kapsamlı plan ile Nemrut Dağı ve çevresindeki kazılar hız ve detay kazanıyor ve günümüzde de hala devamlılığını sürdürüyor.

Nemrut-4.jpg

Nemrut'ta Gün Doğumu ve Gün Batımı

Nemrut Dağı’na kadar geldiyseniz erkenden uyanıp, zirveye çıkan yolu aşarak bu efsanevi gün doğumuna tanıklık etmek bir nevi yazısız bir kural diyebiliriz. Erken kalkamayanlar aynı derecede efsanevi gün batımını da izleyebilirler elbet. Tek yapmanız gereken yazın dahi zirveye çıkarken kalın kıyafetlerinizi getirmek. Güneşin doğumundan ve batımından hemen sonra zirve oldukça soğuyor.

Nemrut'ta Nerede Kalınır?

Adıyaman, Kahta ve Malatya kalınacak en yakın yerleşim yerleri. Bu üçü arasında Kahta diğerlerine göre çok daha yakın fakat otel gibi rahat edeceğiniz bir yerde kalmak isterseniz Adıyaman önünüze kalacak daha çok seçenek çıkarıyor diyebiliriz. Arabanız var ise ulaşım üç bölgeden de sizi zorlamayacaktır. Daha da yakında kalmak isterseniz dağın eteklerinde Karadut isminde küçük bir köyün sakinleri misafirhanelerinde sizi ağırlamaktan mutluluk duyacaktır, ayrıca köy güneşin doğumuna şahitlik edebilmeniz için turlar ve ulaşım araçları organize ediyor.

Türkiye, kültürel, doğal ve tarihi miraslarıyla son derece zengin bir ülke. Peki UNESCO tarafından korunan değerleri hangileri, siz bunlardan kaçını biliyorsunuz? Türkiye’nin Değerleri: UNESCO Mirasları yazımızda, Göbeklitepe'den Efes'e kadar uzanan geniş bir tura çıkıyoruz.