Teknoloji

30 Eylül 2020
Jumbo Jet Çağı

Uluslararası havacılık otoritelerine göre her sene 4 milyarın üzerinde insan seyahat etmek için uçakları tercih ediyor. Bu sayının 2030 yılına dek 8 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Havacılığın elde ettiği bu başarıda belki de en önemli pay Jumbo jetlere ait. Bu uçaklar sayesinde insanoğlu çok daha uzağa, çok daha az maliyetle uçabiliyor. 1960’ların sonunda üretilmeye başlanan bu uçaklar, seyahat etme alışkanlıklarımızı sonsuza dek değiştirdi. Gelin, şimdi dünyanın ilk geniş gövdeli uçağı ve Jumbo jetin üretildiği günlere doğru hızlı bir tarih yolculuğuna çıkalım. 

İkinci Dünya Savaşı'ndaki teknolojik gelişmelerin sivil hayata entegre edilmesiyle birlikte sivil havacılık sektörü hızla büyümeye başlamıştı. 1956’ya gelindiğinde Atlantik Okyanusu’nu geçmek için gemiler yerine uçaklar tercih edilir hâle gelmişti. Artan taleple birlikte firmalar kabin alanları büyütmeye ve maliyetleri düşürecek projeleri geliştirmeye çalışıyorlardı. 

İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarında ortaya çıkan jet motorlu uçakların sivil havacılıkta kullanılması ise daha iyi motorların ve güvenli uçakların geliştirilmesiyle mümkün olacaktı. Boeing 707 ve McDonnell Douglas firmasının DC-8 modelleri büyük ilgi gördü. 200’e yakın yolcu taşıyan bu uçaklar daha fazla yük de taşıyabiliyordu. Jumbo jetler çağı başlamak üzereydi.

Artan talep büyük uçakları zorunluluk hâline getirirken, daha uzun kanatlar daha fazla akaryakıt almaya olanak vererek uçakların menzilini artırıyordu. Amerika, Afrika, Avrupa gibi kıtaları birbirine bağlayan trans-pasifik rotalarındaki direkt uçuşlar da bu dönemde başladı. 1960’larda dünya genelinde 106 milyon insan seyahat etmek için uçakları tercih ediyordu. Havayollarının verimlilik, büyüklük ve güvenilirlik üzerine odaklandığı bu dönemde üreticiler Jumbo jet üretebilmek için kıyasıya bir rekabete girişti. Bu yarış, 1969 senesinde, “Jumbo jet” olarak anılan dev uçakların ilki Boeing 747’nin kamuoyuna tanıtılmasıyla ilk meyvesini verdi. 

Devasa boyutları nedeniyle “Jumbo” olarak anılan jet uçaklar, global sivil havacılığı kökünden değiştirecekti. Bir önceki nesil uçaklara kıyasla yolcu kapasitesini iki katına çıkaran ilk Jumbo jet, 333 tonluk maksimum kalkış kapasitesiyle inanılmaz bir güce sahipti. 8 bin 560 kilometrelik menziliyle ilk gerçek uzun uçuşu mümkün kılan uçak, bilet fiyatlarını da düşürdü. Daha çok insanın uçabileceği Jumbo jetler çağı resmi olarak başlamıştı. 

Bugün Jumbo jet dönemi yavaş yavaş geride kalıyor. Havayolları çok daha efektif ve yenilikçi modeller geliştirmeye çalışıyor. Sektörün iki devi Boeing ve Airbus ile yeni nesil geniş gövde uçak modellerini tanıtıyor, bir yandan da fütüristik tasarımlarla havacılığın geleceğini şekillendiriyorlar. Temiz enerjili ya da otonom uçaklardan söz edilmeye başlandığı bugünlerde geleceği tasarlamak kolay değil. Bir gerçek var ki, Jumbo jetlerin havacılığa katkısı hiçbir zaman unutulmayacak.