Kültür Seyahat

2 Ağustos 2023
Güncelleme Tarihi: 3 Ağustos 2023

Paris her zaman gezginlerin ilgi odağı bir şehir olmuştur ancak son zamanlarda şehir, Netflix’in popüler dizisi Emily in Paris’ten ilham alarak düzenlenen turlarla bir hayli hareketli günler geçiriyor. Seine Nehri gibi birçok ikonik mekanda gerçekleştirilen çekimler, yine bir anda tüm gözlerin bu romantik şehre dönmesine neden oldu.

Hayallerindeki işi Paris’te bulan Chicago’lu bir pazarlamacı olan Emily Cooper’ın gözünden Paris’i yeniden keşfetmek, gerçekten de kulağa heyecan verici geliyor. Kendinize rehberli bir tur satın alabileceğiniz gibi, kendi oluşturduğunuz rotayla da Emily’nin izinden yürüyerek bu şehri adım adım gezebilirsiniz.

Not: Bazı maddeler, diziyi henüz izlememiş olanlar için spoiler içerebilir.

III. Alexandre Köprüsü

Dizinin hayranları, bu güzel ve gösterişli köprüyü ilk sezondaki bir parfüm reklamı çekiminden hatırlayacaklar. Paris’in pitoresk köprülerinin en etkileyicilerinden olan III. Alexandre Köprüsü, şehri Eyfel Kulesi manzarası eşliğinde yürüyerek keşfetmek için harika bir başlangıç.

Alexandre Bridge

Cafe de Flor

Emily’nin izinden Paris’i keşfetmeye çıktıysak sık sık bir mekanda mola vermeye hazırlıklı olmamız gerek. Saint-Germain-des-Prés’te yer alan Cafe de Flor da bunlardan biri. İlk sezonda profesör Thomas ile tanıştığı kafe olarak ünlenen Cafe de Flor’a gidip tek başınıza bir yemek yemek ve bir fincan espresso içmek, kendinizi gerçek bir Fransız gibi hissetmenize neden olacak.

La Maison Rose

Pembe ve yeşil renkleriyle ikonikleşen bu restoran, diziden önce de muhtemelen Paris’in en çok fotoğraflanan yerlerinden bir tanesiydi. Yine ilk sezondan hatırlayacağınız La Maison Rose, Montmartre’da bir şeyler yiyip içebileceğiniz ve sosyal medyada bol beğeni garantili fotoğraflar paylaşabileceğiniz şahane bir restoran.

La Maison Rose

Saint-Martin Kanalı

Emily, Thomas, Camille ve Gabriel’in kanal boyunca yürüdükleri o sahneyi bir kez gördünüz mü unutmanız mümkün değil, zira barlar ve restoranlarla kaplı olan üç mil uzunluğundaki bu kanal, Paris’in en romantik yerlerinden bir tanesi. Burada bir yürüyüş yapmakla yetinmek istemezseniz, kanalda bir tekne turuna çıkıp bu anları ölümsüzleştirebilirsiniz.

Palais Garnier

1800’lerde inşa edilen bu görkemli yapı, dizide de bir Kuğu Gölü gösterisiyle gündeme gelmişti. Emily’nin bir Audrey Hepburn zarafetiyle opera binasında süzüldüğü sahneler birçoğumuzun hatırındadır. Paris’in ikonik Palais Garnier’i, bu turun olmazsa olmazlarından.

Palais Garnier

Palais-Royal Bahçesi

Şehri turlarken mola vermeniz gerekirse, Paris’in tam kalbinde yer alan Palais-Royal Bahçesi’ni tercih edebilirsiniz. 17. yüzyıldan kalan sarayın bahçesi merkezde oluşu nedeniyle oldukça sık ziyaret ediliyor. Tabi bunda Emily’nin arkadaşı Mindy ile tanıştıkları o öğle yemeği molasının da etkisi var mıdır bilinmez.

L'Atelier des Lumières

Dizinin açık ara en sevilen sahnelerinden birine ev sahipliği yapan sergi salonu, klasik eserlerin sunulduğu dijital bir sanat alanı. Terk edilmiş bir fabrikadan sanat eserine dönüşen L'Atelier des Lumières’i ziyaret ederken etrafınıza bakınmayı unutmayın; belki Gabriel, Camille ve Emily hala oralarda bir Cezanne veya Kandinsky eserini hayranlıkla seyrediyor olabilirler.

L'Atelier des Lumières

Terra Nera Restaurant

Dizide, Gabriel’in çalıştığı restoran olarak ünlense de aslında burası Terra Nera isimli oldukça şık ve sevimli bir İtalyan restoranı. Dizi hayranları buraya o kadar çok ilgi göstermiş ki menüsüne Tagliata di manzo Emily isimli bir et yemeği bile eklemişler. Oturup yemek yemek veya sadece dışarıdan fotoğraf çekmek için uğranmalı.

Panteon

Paris’in ünlü anıtı Panteon, Victor Hugo, Voltaire, Jean-Jacques Rousseau ve Marie Curie gibi birçok değerli Fransız ismin ebedi istirahatgahı. Faucault Sarkacı gibi etkileyici eserlere de ev sahipliği yapan Panteon’u gezerken hayranlığınız giderek artıyor. Dizide, Emily erkek arkadaşından ayrılmak için, 1758’de inşa edilmiş olan bu görkemli yapının önünü seçmişti.

Panteon

Musée des Arts Forains

Oyuncakların, müzik enstrümanlarının, karnavallardan ve kabarelerden çeşitli parçaların sergilendiği eşsiz bir müzede sıra. Bu özel müze oldukça sıra dışı ve keyifli turlara ev sahipliği yapıyor. Emily’nin maceralarını başından beri takip edenler, ilk sezondaki muhteşem partiden bu müzeyi hemen hatırlayacaklar.

Père Lachaise Mezarlığı

Paris 20. bölgede yer alan Père Lachaise Mezarlığı Chopin, Balzac, Edith Piaf, Oscar Wilde ve Jim Morrison gibi ünlü isimler nedeniyle birçok kişi tarafından zaten biliniyor ancak Emily’nin izinde buralara kadar gelmemizin başka bir nedeni daha var. Paris’in en büyük mezarlığı, Emily’nin ve iş arkadaşı Luc’un piknik yaptığı yer. Hem de Honore de Balzac’ın mezarında.

père lachaise

Le Jules Verne Restaurant

Sezonlar ilerledikçe kafelerin ve restoranların sayısı da artıyor. Bu restoranımız üçüncü sezondan. Yerden 120 metre yükseklikte yemek fikri kulağa büyüleyici geliyorsa siz de Emily gibi Eyfel Kulesi’nin ikinci katında bulunan bu Michelin yıldızlı restoranı tercih edebilirsiniz.

1
Kültür Seyahat

Paris’te Çekilen Filmler: Başrolde Paris Var

Ah Paris… Bazen hüzünlü, bazen komik, bazen aşk dolu ama türü ne olursa olsun mutlaka şehrin kendisi gibi büyülü olan sayısız filme sahne olan Paris…

Devamını Oku
0
Kültür Seyahat

İçinden Şehir Geçen Filmler: Film Tavsiyeleri

Seyahat herkesin tutkusu. Dünyayı karış karış gezip görmek, yeni insanlarla tanışmak, yeni kültürler tanımak kim istemez, öyle değil mi? Bu tutkumuz…

Devamını Oku
Ünlü Ressamların Doğup Büyüdüğü Ülkeler
Kültür Seyahat

Ünlü Ressamların Doğup Büyüdüğü Ülkeler

Derler ki yaşadığımız çevre, algımızı ve hayatımızı etkiler. Her ülkenin de kendi şartlarında yetişen ve bu ortamda filizlenen bir sanatçı kesimi…

Devamını Oku