Teknoloji

30 Temmuz 2020

Elektronik oyun tutkunları şu kuralı çok iyi bilir: “Oyun oynayabilmek için iyi bir donanıma sahip olmalısınız.” Grafik kart modeli, işlemci, RAM değerleri, monitör vb. birçok parametre oyundan alacağınız keyfi doğrudan etkiler. Dijital teknolojilerle birlikte elektronik oyunlar öyle hızlı gelişiyor ki donanımları ne olursa olsun kişisel bilgisayarlar artık ihtiyaçları karşılayamıyor. Playstation ve Xbox gibi oyun konsollarının bu kadar ilgi görmesinin temelinde de bu yatıyor. 

1994 senesinde piyasaya sürülen Playstation, Xbox ile birlikte oyun endüstrisini büyük ölçüde değiştirdi. İnternet hızı artıkça bu defa online oyun olanaklarına yönelen insanlar, konsolları değiştirmeye yöneldi. Bulut teknolojilerindeki ve internet hızındaki gelişmelerle birlikte bugün yepyeni bir oyun devrimiyle karşı karşıyayız. “Stream”, yani akış bir süredir oyun sektöründe varlığını sürdürüyor. Akış hizmeti veren firmaların sitelerinden oyun satın alabiliyor ve geliştirmeleri yükleyebiliyorsunuz. Ne var ki iyi bir donanıma sahip olma zorunluluğunuz devam ediyor. Konsol ya da iyi bir bilgisayar… Yeni oyunları oynayabilmek için cihazınızı yenilemek zorundasınız. 

Google ve Apple bu kuralı bozmaya karar vermiş gibi görünüyor. İki bilişim devi de 2019 yılında ezber bozan oyun platformlarını kamuoyuna tanıttı. Google Stadia ve Apple Arcade birçokları için elektronik oyunların geleceğini yansıtıyor. İki hizmetin de ana fikri donanıma bağlı kalmadan, belli bir abonelik ücretiyle buluttan oyun oynamak üzerine kurgulanıyor. 
Google tarafından geliştirilen Stadia, 19 Mart 2019’da tanıtıldı. “Saniyeler içinde izlemekten oynamaya geçiş yapın. Güncelleme veya yükleme yok” sloganıyla duyurulan platformun bulut tabanlı oyun altyapısı ile güzel grafikler ve akıcılık sunduğu iddia ediliyor. Bu sistemde herhangi bir dosya indirmeden ve yükleme yapmadan oyun oynayabiliyorsunuz. Sunucuları için GPU özelinde AMD ile ortaklık kuran Google, en yüksek oyun performansını vadediyor. Abonelik sistemi ile çalışacak olan platformu kullanabilmek için cihazınızın video izlemeye yetecek güçte olması yeterli. Yani çok iyi bir donanım gerekmiyor. Gücünü Google’ın sunucularından alan bu sistem ile uzaktaki bir donanım üzerinden oyun oynuyorsunuz. Stadia gibi üyelik modeliyle çalışan Apple Arcade, oyunların farklı cihazlarda oynanmasına olanak veriyor. Cep telefonunda başladığınız oyunu başka bir Apple cihazından kaldığınız yerden devam ettirebiliyorsunuz. Burada Apple’ın her zamanki gibi marka içinde kapalı devre bir sistem kurguladığı görülüyor. 100’den fazla oyunun bulunduğu platform, aylık abonelik ile tüm oyunlara erişim sunuyor. 

Pahalı ekipmanları olmayan kullanıcıları hedefleyen iki markaya yakında online perakende devi Amazon’un da katılması bekleniyor. Oyun akışı aboneliği ile çalışan iki sistem internet hızı engelleri ve oyun hakları nedeniyle henüz oyun konsollarının yerini alamayabilir. Öte yandan, oyun dünyasının yepyeni bir yola girdiği çok açık. Video ve müzik içeriklerinin online platformlardan aktığı günümüz dünyasında kimse belli bir cihaza dünyanın parasını vermek istemiyor. Markası ne olursa olsun telefonumuzda ya da televizyonumuzda anında oyun oynayabilmeliyiz. O nedenle Stadia ve Arcade platformlarının oyun dünyasının geleceğini bugünden müjdelediğini söylemek çok da abartı olmaz.

Geçmişte atariyle oyun dünyasına atılan insanlar iyi bilir ki bu çok kıymetlidir. Oyun oynamak günümüzde kafa dağıtmak veya eğlenmek için yapılan bir aktiviteden çok bir tutku hâline geldi. Eskilere göre en büyük farkı bu. Çocuk, genç, orta yaşlı fark etmeksizin tüm yaş grubundan insanlar kendilerine en uygun oyunu bulup oynayabiliyorlar. Ancak yukarıda da bahsetmiş olduğumuz son teknoloji oyunları takip etmekte de fayda var. Böylece elektronik oyun kapsamında çok daha çeşitli oyunlar keşfetmek mümkün. 

1