Kültür Seyahat

30 Nisan 2022

Hep duyarsınız, “Ankara memur şehri, sakin ve sıkıcı” diye.  Bu yanlış kanının aksine size Ankara’nın başkent olmak dışında başka muhteşem özellikleri de olduğunu göstermek istiyoruz. Tabii ki şehir merkezinde gezip görecek çok yer var. Ancak gelin biz sizinle daha sakin yerlere bir göz atalım. Bakalım Ankara’nın doğal zenginliklerinde neler varmış, bu bahsi geçen memurlar nerelerde huzur buluyormuş… Hadi başlayalım.

Işık Dağı Karagöl Jeositi

Ankara’nın ikinci büyük tepesi olan Işık Dağı’nın eteklerinde bir cennet: Karagöl. Bu jeolojik yapı bir heyelan sonucunda oluşan çukurda meydana gelmiş. Etrafı ağaçlarla kaplı ve yaklaşık 1600 metrelik bir rakıma sahip. Gölün derinliği hemen hemen 2 metre ve içinde balık yok. Onun yerine bolca sülün olduğu söyleniyor. Ayrıca ormanın içinde yaban domuzu, tilki, çakal, sincap, tavşan gibi hayvanlar var. Buraya insanlar genelde kamp yapmak ve doğada biraz huzur bulmak için geliyorlar. Etrafında herhangi bir tesis yok. Bu yüzden siz de buraya kamp yapmaya giderseniz yiyecek ve içecek ihtiyaçlarınızı şehir merkezinden temin etmelisiniz.

Ayrıca ormanın ve gölün bulunduğu konum itibarıyla etraf bir hayli rüzgârlı. Yaz veya kış olmak fark etmeksizin yanınıza kalın bir şeyler almayı ihmal etmeyin. Karavanla seyahat edenler için belirtmeliyiz ki burada konaklayabilirsiniz, ortam müsait. Kısacası burası doğanın içinde muhteşem bir görüntüye ve güzelliğe sahip. Ankara’nın doğal yerleri listesindeki ilk durağımız olması da bu sebeptendi. Bir gün Ankara’ya yolunuz düşerse buraya mutlaka uğrayıp etrafın tadını çıkarmalısınız.  

Ankara doğal-1

Alicin Kültürel Jeositi

Şehir merkezine 91 km uzaklıkta bulunan ve Ankara’nın “Mini Sümela”sı olarak bilinen bu sit alanının güzelliğiyle büyüleneceksiniz. Alicin Deresi boyunca uzanan vadinin ortasında dik bir yamaca oyulmuş bu yapı halk arasında Alicin Manastırı olarak da biliniyor. Manastır denmesine rağmen yapının içinde dini hiçbir ize veya kalıntıya rastlanılmamış. Bu sebeple tarihçiler Roma döneminde güvenlik amacıyla inşa edilmiş olabileceğini düşünüyor. Sümela Manastırı’ndan daha eski bir tarihe sahip olduğu düşünülse de burası için elimizde yeterli bilgi yok. Aglomeralar içinde boşlukların kapatılmasıyla ve üç kat halinde pencerelerin oluşturulmasıyla ortaya çıkmış. Sadece profesyonel dağcıların tırmanabileceği kaleye çıkan hiçbir yol yok. Ancak etrafından ona bakmak bile tüm güzelliğini görebilmeniz için yeterli. Vadi üzerinde doğa yürüyüşü yapıp keşfe çıkabilirsiniz. Alicin Deresi’ni takip ederek tüm vadiyi dolaşabilirsiniz.

Ankara Doğal-2

Mavi Göl

Ankaralılar Ankara’da deniz yok diye suya hasret kalıyor sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Mavi Göl onlar için büyük bir nimet. Çünkü hem şehir merkezine çok yakın hem de ulaşımı çok kolay. Şöyle ki; özel araçla gidecek olursanız Samsun yolu üzerinden rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Eğer toplu taşıma kullanacaksanız Kıbrıs Köyü otobüsleri veya Kayaş Otoban dolmuşlarına binerek göle varabiliyorsunuz. Kızılay’a yaklaşık 13 kilometre uzaklıkta olmasından dolayı özellikle hafta sonları kafa dinlemek isteyenler için vazgeçilmez bir yer.

Bayındır Barajı’nın hemen yanında bulunan gölün içerisinde hem çocuklar hem de yetişkinler için aktivitelere yapabilecekleri birçok alan mevcut. Gölün çevresine yerleştirilmiş olan piknik ve barbekü setleri, çardaklar, seyir terası, çay bahçesi ile ailenizle hoşça vakit geçirebilirsiniz. İskelede deniz bisikletlerine binerek suda açılabilirsiniz. Bir başka iskeleden de balık tutmak mümkün. Ayrıca golf, futbol, basketbol, voleybol sahalarında maçlar yapılabilir. Yani gördüğünüz gibi burada her şey var. Mis kokan ağaçların arasında, gölün sessizliğiyle baş başa kalıp doğanın tadını çıkarmak isterseniz Mavi Göl’e mutlaka uğramalısınız.

Ankara Doğal-3

Nallıhan Kuş Cenneti

Sarıyer Barajı ile Aladağ Çayı’nın birleştiği yerde oluşmuş bu doğal alan muhteşem bir doğaya sahip. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan bu doğa harikası yer, günümüzde Nallıhan ilçesinin Davutoğlan Köyü’ne bağlı. Ankara ve Eskişehir’e 130 km, İstanbul’a 300 km, Bolu’ya 100 km, Beypazarı ve Nallıhan ilçelerine ise 30 km mesafede bulunuyor. Takdir edersiniz ki bu çevrede yaşayan insanlar büyük bir merakla buraya gidiyor. Peki burası neden bu kadar ilgi görüyor? Çünkü doğa fotoğrafçılığı ve kuş gözlemciliği açısından oldukça zengin bir bölge. 1994 yılında Av ve Hayvan Hayatı Genel Müdürlüğü tarafından “Yaban Hayatı Geliştirme Sahası” olarak seçilmiş ve koruma altına alınmış. Göçmen kuşların göç yolu olması sebebiyle bölgeye insanların zarar vermemesi adına avcılık ve konaklama yasaklanmış.

Bölgedeki dağlar; jeolojik yapıdan dolayı çökelme yaşanması ve farklı renkteki toprakların üst üste gelmesi sebebiyle sarı, kahverengi ve kırmızı katmanlardan oluşuyor. Rengârenk görüntüsüyle boy gösteren dağların hemen altında su havzası, sazlıklar söğütler, kavaklar, ılgınlar, bozkır alanları, tarım arazileri ve kayalık araziler bulunuyor. Bu doğal alanda göçmen kuşlar duraklıyor ve besleniyorlar. Yaklaşık 191 farklı kış türünün gözlemlendiğini söyleyebiliriz. Bunlar; leylek, yeşilbaş, angut, elmabaş, patka, sakarmeke, karabatak, karabaş, martı, turna, keklik, çulluk, bıldırcın, sutavuğu, kaz, şahin, doğan, kartal, Mısır akbabası, kaşıkçı, atmaca ve birçok balıkçıl kuş türü… Ne kadar fazla kuş değil mi? Bu yüzden onları gözlemlemek ve doğalarına tanıklık etmek için Nallıhan Kuş Cenneti’ne gitmek harika olacaktır.

Ankara Doğal-4