Kültür Seyahat

7 Şubat 2023

“...hayatta yaptığımız her şey biraz daha sevilmek için değil midir?” -Before Sunrise

Romantik film seçimi çoğu zaman risklidir zira bu kategori, içinde yüzlerce kez aynı temalar işlenmiş bir klişe arşivi bulunduruyor. 18. senesini dolduran Gün Doğmadan (Before Sunrise) filmiyle başlayan Before serisi, hepimizin hissettiği o ürkek, kırılgan fakat bir o kadar da cesur, atılgan aşk duygusuyla bizi klişelerden uzak bir şekilde tekrar tanıştıran yürek ısıtan bir seri.

Filmde iki karakterin aşk hikâyesi, bir süreç olarak anlatılıyor ve biz de onların birbirlerini tanıdıkları bu serüvene ortak oluyoruz. Amerikan Jesse (Ethan Hawke), Avrupa'da bir trende Fransız Céline (Julie Delpy) ile tanışır. Aralarında güçlü bir bağ oluşur ve bu bağın çok ani bir şekilde oluşması onları Viyana'da trenden inme kararını vermeye iter. Burada birbirlerini tanımak üzere hiçbir şeyi dert etmeden sadece zaman geçirmeye odaklanırlar.

İlk filmi, dokuz yıllık uzun bir ayrılığın ardından Paris'te tekrar buluştukları ve birbirlerine karşı hissettikleri duyguların yeniden keşfine düştükleri Gün Batmadan Önce (Before Sunset) takip etti. Üçüncü film Gece Yarısından Önce’de (Before Midnight) olay örgüsü ikiz kızlarıyla Yunanistan'a tatile gitmeleri ve aşklarını yeniden alevlendirmeleriyle ilerliyor. Aşk ve hayat üzerine sürükleyici tartışmalarla bu üçleme, bir ilişkinin çeşitli evrelerini ustalıkla yansıtıyor.

Üçleme, iki aşık birbirlerini tanıma yolculuğundayken bizlere Avrupa’nın üç göz alıcı şehrini üç filme dağıtarak bir kültür turuna çıkarmış oluyor aslında. İsterseniz bu üç şehri tanımaya girişelim.

Before Sunrise (1995) Viyana

Zollamtssteg Köprüsü

Filmde gördüğümüz ilk nokta Viyana Nehri üstünde yer alan Zollamtssteg Köprüsü oluyor. Dökük duvarları süsleyen grafitileri, yazları bit pazarları, kumsala atılmış şezlongları ve hareketli eğlence mekanlarıyla hayat bulan Tuna sularını görme isteği uyandıran bu sahne, aynı zamanda Jesse ve Céline 'in birlikte sadece tek bir gece geçirme sözü verdikleri MS Johann Strauss gemisini de ilgi çekici kılıyor.

Before-1

İsimsizler Mezarlığı (The Friedhof Der Namenlosen)

Céline'in gençken ziyaret ettiğini ve oldukça etkilendiği mezarlık, 1900 ile 1935 yılları arasında Tuna Nehri'nden çıkarılan ve genellikle kimlikleri tespit edilemeyen cesetlerin gömüldüğü küçük bir mezarlıktır. Hüzünlü, ıssız, küçük bir yer.

Café Sperl

Gün Doğmadan'ın tartışmasız en iyi sahnesi, Viyana'da Café Sperl’de birbirlerinin iç dünyasını anlamak için telefonda konuşur gibi yaparak birbirlerini tanımaya çalıştıkları sahnedir. Jugendstil tarzı esintileri, şirin kabinleri ve nostaljik havasıyla bu büyüleyici restoran, meşhur Viyana mutfağını ve çay eşliğinde strudel yemeyi deneyimlemek adına mükemmel bir duraktır.

Before-2

Sıcacık Viyana ambiyansı ve unutulmaz deneyimleri iki karakterin birbirine âşık olmasında büyük rol oynar. Film, her ikisinin de tren istasyonunda altı ay sonra aynı yerde buluşma sözüyle sona erer.

Before Sunset (2004) Paris

Shakespeare&Company Bookstore

Kararlaştırılan yerde buluşamayan Jesse, Céline'le bir kez daha buluşma umuduyla Viyana'daki buluşmalarından esinlenerek 'Bu Sefer' (This Time) adlı bir roman yazar ve kitap çok satanlar listesine girer. Jesse, Paris'te kitap turundayken Céline’yi 'Shakespeare and Company'de gördüğünde hedefine ulaşmıştır. Eğer yolunuz Paris’e düşerse bu sımsıcak ve ilham perileriyle dolu bu kitabevine ziyaret etmeyi unutmayın.

Before-3

Rue Des Jardins St Paul – Charlemagne – Eginhard

Serinin bir önceki filminde olduğu gibi Before Sunset’te de Céline ile Jesse’nin ilişkisi seyirciye olabildiğince doğal, belgesel tarzında verilse de bu seferki çekim tarzı biraz daha farklı. Nehir kenarından, Sorbonne'un kuzeyindeki öğrenci bölgesinden geçerek Saint Julien le Pauvre caddesinde yürürler ve Studio Galande sinemasını geçerek Galande'a doğru sola dönerler. Buraya kadar her şey normal. Ancak tek bir kesit sonra, birdenbire zıt yöne yürümeye başlarlar, üstüne Seine Nehri'ni ve Île St Louis'i geçerek rue Des Jardins St-Paul'den 4. bölgenin Marais semtine, rue de l'Ave Maria'ya atlarlar. Église-St-Paul-St-Louis'nin arkasına doğru ilerleyen çift, Céline'in çevre çalışmalarını anlattığı sırada sağa, Charlemagne caddesine döner ve ardından Eginhard caddesinin küçük geçidinden geçerek Saint-Paul caddesine ulaşır. Biz de bu vasıtayla Paris’in otantik, albenili sokaklarına ve şık dükkanlarına şahitlik etmiş oluyoruz.

Seine Nehri

Bu kez Notre Dame'ın hemen arkasında bulunan Quai de la Tournelle'ye gelen ikili burada bateau mouche'a binerek manzara eşliğinde sohbetini sürdürüyor. Seine Nehri üstünde yaptıkları gezi, film afişinde de yer alan göz alıcı bir gün batımı sahnesiyle tamamlanıyor.

Before-4

Before Midnight (2013) Mora Adası

Leigh Fermor’un Evi

Üçüncü filmde, evli bir çift olan Jesse ve Céline ’in ikiz çocuklarıyla Yunanistan’ın Mora Adasına tatile geldiklerini görüyoruz. Arkadaşları Patrick sayesinde kalkıp buraya gelen çiftin de ilk durağı Patrick’in yazar malikanesi olarak kullandığı bu ev oluyor. Bu ev bir zamanlar gerçekten de Patrick isminde birine aitti: gezi yazısı yazarı Patrick Leigh Fermor. Ev şu anda Benaki müzesine ait.

Kardamyli

Filmdeki en etkileyici sahnelerden biri Jesse ve Céline’nin çocukları olmadan deniz kenarında baş başa yemek yedikleri romantik bir gün batımı esnasında gerçekleşiyor. Çift, güneşin batışını izleyerek manzaranın keyfini çıkarıyor. Bu restoran gerçekte olmasa da filmin çekildiği nokta gerçek. Menevişli sular ve keskin doruklarla göz zevkinize hitap edeceğinden şüphe duymadığımız bu sahile Kardamyli’yi ziyaret ettiğinizde mutlaka uğramalısınız.

Before-5

Platsa

Çiftin her zamanki gibi ilişkiler, hayat, yaşam ve ölüm gibi konulardan sohbet ederek Platsa sokaklarında turladığı esnada karşılarına Jesse’nin daha önce ziyaret ettiği ve Céline’e de göstermek istediği küçük bir Bizans şapeline rastlarlar. Platsa meydanına yürüme mesafesindeki şapel Azize Odile adına yapılmış. Küçük olsa da kesinlikle keşfedilmeye değer bir yapı.

İlişkilere, romantizme ve hayata bakış açımıza yeni bir nefes katan bu film serisiyle kültürel ve coğrafi ufkumuzu genişleten rotalarını görüp bu sokaklarda içimizi döküp şakalaşabileceğimiz bir sevgiliyle dolaşma arzusu duymamamız imkânsız. Tek bir yazıya sığdırılması mümkün olmayan diğer noktaları görmek için seriyi izlemeyi unutmayın!

Toulouse-0
Kültür Seyahat

UNESCO'nun Müzik Şehri: Toulouse

Sanata, kültüre, peyzaja ve her şeyin ötesinde müziğe adanmış bir şehir Toulouse. Öyle ki, UNESCO tarafından da bir "Müzik Şehri" olarak…

Devamını Oku
0
Kültür Seyahat

Minas Tirith'e İlham Veren Kale ile Tanışın: Mont Saint-Michel Kalesi

Gelin bu yazımızda, zamanın ötesindeki eşsiz kurgusuyla geçmişten bu yana ününü koruyan Yüzüklerin Efendisi filminden konuşalım. Hayranlarını her…

Devamını Oku
0
Kültür Seyahat

Minas Tirith'e İlham Veren Kale ile Tanışın: Mont Saint-Michel Kalesi

Gelin bu yazımızda, zamanın ötesindeki eşsiz kurgusuyla geçmişten bu yana ününü koruyan Yüzüklerin Efendisi filminden konuşalım. Hayranlarını her…

Devamını Oku