Kültür Seyahat

13 Ağustos 2022

Bir yer düşünün, mis gibi havası ve turkuaz rengi deniziyle sizi sizden alsın. Dikili’nin kendinizi adeta cennette hissedeceğiniz koyları, bu yazımızda sizleri bekliyor. Gelin beraberce, biraz şehir ve iş stresinden uzaklaşalım. Dikili’ye doğru dolu dolu bir yolculuğa hazır mısınız?

İzmir'in Maldivleri: Killik Koyu

İzmir'in de bir Maldivleri olmasın mı? Elbette hakkıdır. Zeytinliklerle çevrili berrak sularıyla ünlü Killik Koyu, sadece Dikili'nin değil tüm İzmir'in gözbebeği. Yeme ve içme ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz birkaç işletmenin de yer aldığı koy, çadır ve karavan tatili için de son derece uygun. Sabah gözlerinizi ilk olarak bu güzelliğe açma fikri inanılmaz geliyorsa, burada mutlaka en az bir gece konaklamanızı öneririz. Killik Koyu'na gitmek için Dikili otogarından Bademli Köyü'ne giden araçlardan birini yakalamanız yeterli.

Dikili'nin Koyları (3).jpg

Kafayı Sıfırlamak İçin: Küçük Zindancık Koyu

Dikili’ye 10 kilometre mesafede bulunan başka bir cennet koy olan Küçük Zindancık Koyu, şehrin ve işin stresinden arınmak için ideal bir koy. Killik Koyu’nun 5 dakikalık yürüme uzaklığında olan bu koyda, kayaların uç kısımları at başına benzediği için At Adası olarak da biliniyor. Tıpkı Killik gibi kamp ve karavana uygun olan koy, berrak ve serin sularıyla tur teknelerinin de gözde uğrak yerlerinden. Tertemiz ve bol oksijenli havası ile de ünlenen Küçük Zindancık, küçücük bir koyda, kendinizle baş başa kalıp ruhunuzu dinlendirmek için kesinlikle doğru adres.

Sessizliğin Diğer Adı: Hayıtlı Koyu

Etrafında bulunan birkaç tane tatil köyü haricinde sessizliği ile bilinen Hayıtlı Koyu, bakir ve el değmemiş güzelliği ile misafirlerini mutlu etmeyi başarıyor. Denizköy tarafında kalan koya, 5 dakika mesafede toprak bir yol ile ulaşılabiliyor. Hayıtlı Koyu’nda tuvalet, market ve duş gibi olanaklar bulunmadığından dolayı, hazırlıklı gitmekte fayda olduğunu belirtelim. Ege Bölgesi’nin en mineralli ve faydalı termal sularının bulunduğu Hayıtlı Koyu’nun denizinin, ortopedik, romatizmal ve dermatolojik rahatsızlıklara da faydalı olduğu söyleniyor.

Dikili'nin Koyları (1).jpg

Dikili’nin Şifalı Koyu: Hanımın Koyu

Kokar Ot Koyu ile komşu bir koy olan Hanımın Koyu, isminden de anlaşıldığı üzere en çok kadın misafirlerini mutlu edecek çünkü koya özgü taşlar, içerisinde barındırdıkları kil oranı nedeniyle adeta bir gençlik iksiri olarak kullanılıyor. Killeri yüzünüze sürüp biraz beklettikten sonra koyun serin sularına kendinizi bırakıyorsunuz. Formül işte bu kadar basit ve de keyifli. Kil, cildinizi arındırırken aynı zamanda rahatlamanızı da sağlıyor. Ayrıca önemli bir not olarak koyun özel mülk olduğunu ve sadece deniz yolu ile ulaşılabildiğini de hatırlatalım.             

Adı Gibi: Akvaryum Koyu

Sonsuzluk hissiyatı veren bir koydur burası, su öylesine berraktır ki tekneler sanki havada asılıymış gibi gelir insana. Kalem Adası ile Garip Adası arasındaki bu muhteşem koyda, sakin sakin yüzmenin keyfini çıkarabilirsiniz. Bozulmamış doğası, tertemiz havası ile sizi alıp başka diyarlara götürecek olan Akvaryum Koyu’nda bembeyaz kumlara uzanıp tatilin tadını çıkarmadan asla geri dönmeyin. Ayrıca dilerseniz Bademli’den tekne kiralayarak bu harika koyları gezebilirsiniz. Bu berraklığın yanı sıra denizin bu koyda serin olduğunu da belirtelim.

Dikili'nin Koyları (4).jpg

İlk Sıralardaki Güzellik: Kalem Adası

Mavi bayraklı bir doğa harikası var sırada. Ülkemizin ilk ve tek ada otelinin bulunduğu yerde tatil yapmak ve dinlenmek, tam bir ayrıcalık. Bu adada, tarihi kalıntıları ve botanik bahçelerini turlayıp tertemiz sularda şifa bulabilirsiniz. Bu arada Kalem Adası’nın sularının şifalı olduğu da söylentiler arasındadır. Bademli Köyü’nün yaklaşık 400 metre kadar karşısında yer alan adaya tekne ile ulaşım sağlanabiliyor. Adada kamp kurmanın yasaklandığını da belirtmeden geçmeyelim. Otelde konaklamayı tercih etmezseniz, Kalem Adası’na günü birlik gezi tekneleri ile ulaşım sağlanmaktadır.

Kamp Alanları ile Ünlü: Pissa Koyu

Yine Dikili’nin tertemiz suları ile bilinen bir koy var sırada. En sakin mevsimde denizin tadını çıkarmak isteyenlerdenseniz tatil için sonbahar aylarını tercih edebilirsiniz, zira eylül ile birlikte buralar epey sakinleşmeye başlar. Tabi bunda Dikili'nin soğuk denizinin de etkisi var, "Ben soğuk denizde yüzemem" derseniz tatilinizi yüksek sezona denk getirmeniz gerek. Pissa Koyu'nda konaklamak için pansiyon ve butik otel seçeneklerinin yanı sıra çeşitli kamp alanları da mevcut.

Dikili'nin Koyları (2).jpg

Tarihten Gelen Güzellik: Ilıca Koyu

Geçmişi antik dönemlere kadar uzanan Ilıca Koyu, Bademli Ilıcası olarak da biliniyor. I. derecede Sit Alanı ilan edildiği için bölgede hiç bir şehirleşme ya da yapılaşma yok. Kıyı kısmında bulunan şifalı termal suyun sıcaklığı 65 dereceyi buluyor. Zaman zaman denizde yüzerken de hissedeceğiniz sıcaklığın sebebi bundan kaynaklı. Ilıca Koyu, ülkemizde jeotermal ile deniz suyunun birbirine bu kadar dost olduğu nadir yerlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Termal kaynak tarafında kükürt kokusu duysanız dahi girmeyi ihmal etmeyin, bol şifalar olsun.

Dikili’nin Cenneti: Bademli Köyü

Burası kesinlikle sizin bildiğiniz köylerden değil; yukarıda da bahsettiğimiz birçok cennet koy gelip bu küçücük köye sığmış sanki. Eski adı Angelos olan Bademli, Dikili merkeze 20 dakika sürüş mesafesinde eski bir Rum köyü. Zeytin ağaçlarının güzelliği ile nam salmış olan köy, turkuaz renkli suların tadını çıkarabileceğiniz çok sayıda koya da ev sahipliği yapıyor.