Kültür Seyahat

14 Aralık 2020
Türkiye’nin 18 Dünya Mirası 

Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı İstanbul’a hoş geldiniz. Sizleri “Bir varmış bir yokmuş” diye başlayan Anadolu masallarında olduğu gibi, evvel zaman içinde geçen bir serüvene doğru yelken açmaya davet ediyoruz. Uçan bir halıya ya da bir drone’a binip Anadolu’nun dünya mirasını nefes kesen bir hızda keşfedeceğiz. Rotamızda UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan 18 eşsiz yer bulunuyor. Bu yazımızda 6 tanesini inceleyeceğiz. Efes Antik Kenti, Göbeklitepe, Afrodisias, Pamukkale, Selimiye Camii… Tarihin farklı zamanlarında insanlara ev sahipliği yapan, dualarla yankılanan, sanatçılara ilham veren bu yerler bugün tüm insanlığın ortak mirası olarak kabul ediliyor. Rotamızı önce Edirne’ye, sonrasında Ege ve Akdeniz bölgelerine, ardından da Anadolu’nun derinliklerine doğru çevireceğiz. 

blog

Selimiye Camii (Edirne)

Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentlerinden Edirne’deki en önemli anıtsal eser olan Selimiye Camii ve Külliyesi, Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak kabul ediliyor. Karşıdan gördüğümüzde dört zarif minaresi ve teknik mükemmelliğiyle bizi büyüleyen cami, mimarlık sanatının en görkemli örneklerinden biri. Caminin 31 metre çapındaki devasa kubbesinin etrafından dönüp güneye, mitolojilere konu olmuş Troya’ya gidiyoruz. 

blog

Troya (Çanakkale)

Dünyanın en ünlü antik kentlerinden Troya’nın geçmişi 3 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Ören yerinde ilk olarak Homeros’un İlyada destanında anlattığı Troya savaşını simgeleyen ahşap at heykeli gözümüze çarpıyor. Yemyeşil tarlaların ortasındaki kazı alanın üzerinden süzülürken sanki binlerce yıl boyunca bölgede yaşayan insanların çektikleri zorlukları, yaşanan aşkları, efsanelere konu olan sayısız olayın hatırası canlanıveriyor. 

blog

Bergama (İzmir)

Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı, Antik Yunan’dan Osmanlı’ya dek farklı uygarlıkların katman katman yer aldığı bir ören yeri. MÖ 1. Yüzyılda yaşamış yazar ve filozof Pilinius Secundus’un “Küçük Asya’nın en ünlü ve görkemli şehri” olarak tanımladığı Pergamon yerleşimi nefes kesici bir manzaraya sahip. Yamacın üzerinde sonsuzluğu selamlayan 10 bin kişilik antik tiyatroyu gördüğümüzde hayranlığımızı saklayamıyoruz. 

blog

Efes Antik Kenti (İzmir)

Efes, Anadolu’nun en ünlü antik kentlerinden biri. Neredeyse 9 bin yıl boyunca yaşamın sürdüğü liman şehri Efes, bir zamanlar bölgenin en kalabalık yerleşim yerlerinden biriymiş. Kentin ortasındaki yolda yürüyen insanların üzerinden geçip antik dünyanın en büyük üçüncü kütüphanesi olan Celsus’un üzerinden yükseliyoruz. Efes Antik Kenti, tüm görkemiyle geride kalıyor. 

blog

Aphrodisias (Aydın)

Ünlü fotoğrafçı Ara Güler tarafından 1958 yılında tesadüfen keşfedilen Aphrodisias antik kenti, Menderes Irmağı’nın oluşturduğu bereketli bir vadide yer alıyor. Mermer işleme sanatıyla ilişkisini gökyüzünden bile seçebileceğiniz Aphrodisias, mimarlıkta ve heykel sanatında haklı bir şöhret kazanmış. Adını güzeller güzeli Afrodit’ten alan kent, kuzeydeki antik mermer ocakları ile birlikte 2017 yılında listeye kaydedilmiş. 

blog

Pamukkale-Hierapolis (Denizli) 

Ege bölgesinin neredeyse tamamı büyük bir Açıkhava müzesi. Bembayaz travertenleriyle ünlü Pamukkale’deki Hierapolis ise bunların arasında en özgünlerinden biri. Termal suyun içindeki kalsiyumun çökelmesiyle oluşan doğa harikası travertenlerin üzerinde selfie çekilen sayısız insanı geçip insan yapımı bir “harika” olan Hierapolis’e varıyoruz. MÖ 2. yüzyılda kurulan Hierapolis’in bir zamanlar kaplıcaları ile şifa dağıtan yapıları arasında hızla ilerliyoruz.