Kültür Seyahat

2 Şubat 2023
Güncelleme Tarihi: 3 Şubat 2023

Ülkemizde özellikle 2000’li yıllardan bu yana “engel tanımayan” pek çok sosyal sorumluluk projesine imza atılıyor. Bunların başında da bir eğitim ve kültür merkezi olan müzelerin, herkes için kolay erişilebilir mekanlara dönüştürülmesi geliyor. Bu yazımızı da sanatın ve kültürün önündeki engelleri kaldırarak, mekanlarını özel ihtiyaç sahibi ziyaretçilerine uygun hale getiren, onların gereksinimlerini önemseyen ve “herkes için sanat” mottosu ile dünya standartlarında tasarımları hayata geçiren 5 müzemizin tanıtımına ayırdık.

Engelsiz Müze-1

Troya Müzesi

Homeros’un destansı İlyada’sında anlattığı Troya Savaşı’nı bilmeyenimiz yoktur. Ve o meşhur at heykelini de. Bilmeyenler için kısaca özet geçelim; Akhalılar ve Troyalılar arasında çok uzun yıllar devam eden savaşın seyri, Akha komutanı Odysseus’un parlak bir fikir gelmesiyle değişiverir. Devasa bir tahta at yaptırır, bunu Tanrıça Athena’nın bir hediyesi olarak Troyalılara sunar. Savaşı kazandıklarını zanneden ve bu hediyeyi memnuniyetle şehirlerine kabul eden Troyalıların bilmediği bir şey vardır; bu dev tahta at heykelinin içi en iyi Akha savaşçılarını gizlemektedir.

Filmlere dahi konu olan Troya Atı (Truva Atı) bugün hem ören yerinin girişinde hem de Çanakkale il merkezinde boy gösteriyor. UNESCO’nun Dünya Miras Listesi’ne dahil edip koruma altına altığı Troya Antik Kenti de ülkemizin en çok ziyaret edilen ören yerleri arasında ilk sıralarda. Hal böyle olunca, burada gün yüzüne çıkmış eserlerin sergilendiği Troya Müzesi de bu kültür gezisinin önemli duraklarından biri haline geliyor. 90 bin metrekarelik büyüklüğe sahip Troya Müzesi’ni ziyaret edenler, yedi ayrı başlığa bölünmüş bir hikayeyi takip ederek emsalsiz bir zaman yolculuğuna çıkıyor ve antik dönemdeki Troya’nın izlerini sürüyorlar. Modern müzecilik anlayışı ile tasarlanmış bina aynı zamanda “engelli dostu” olması bakımından da incelenmeye değer. Zeminin pürüzsüz oluşu, müzenin girişinden başlayan ve çeşitli yerlere yerleştirilen rampalar ve asansörler, özel ihtiyaç sahibi bireylerin müzenin tamamından keyif alabilmeleri ve kesintisiz bir gezi yapabilmeleri için özel olarak tasarlanmış. Dilerseniz sesli rehber uygulamasından da faydalanabiliyorsunuz. Haftanın her günü 17.30’a kadar ziyaret edilebilen Troya Müzesi’nde Müzekart geçerli ancak güncel fiyat bilgilerini web sitesinden kontrol etmekte fayda var.

Batman Müzesi

Paleolitik Dönem’den Orta Çağ’a kadar oldukça geniş bir eser koleksiyonuna sahip Batman Müzesi, tüm bölgenin en önemli müzeleri arasında gösteriliyor. Batman ve Siirt kazılarının yanı sıra, baraj suları altında kalmaya yüz tutmuş höyüklerde gerçekleştirilen arkeolojik kazılardan elde edilen eserlerin sergilendiği Batman Müzesi, Türkiye’nin ilk Müzepark Projesi olması bakımından da önemli. Zengin kütüphanesi, belgesellerin izlenebildiği projeksiyon odası ve restorasyonların yapıldığı laboratuvarı ile oldukça kapsamlı bir deneyim yaşatan müze, aynı zamanda Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün “Engelsiz Müze Projesi”nin ilk ayağı.

Giriş kapısından başlamak üzere tüm teşhir salonları sarı yollar ile erişilebilir hale getirilmiş. Müze planının braill alfabesiyle veriliyor olması da tuvaletlerden çalışma odalarına kadar müzenin her alanında özel ihtiyaç sahibi bireylerin rahatça ve kimsenin yardımına ihtiyaç duymadan gezebilmelerini sağlıyor. Küpeştelere yerleştirilen kabartmalı yazılarla ziyaretçiler hem hangi katta olduklarını öğrenebiliyorlar hem de müzedeki eserler ile ilgili bilgi edinebiliyorlar. Aynı zamanda sesli yönlendirme seçeneği de mevcut. Batman Müzesi’ni pazartesi hariç haftanın her günü 08:00-17:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

Engelsiz Müzeler-2

Sakıp Sabancı Müzesi

Emirgan’daki 1925 yılında Mısırlı Hidiv ailesi tarafından yaptırılmış bir köşkte ziyaretçilerini ağırlayan Sakıp Sabancı Müzesi, zengin hat sanatı, resim koleksiyonu ve geçici sergileri ile yalnızca İstanbul’un değil tüm ülkenin en ünlü müzelerinden bir tanesi. Binanın hemen önünde yer alan ve Fransız bir heykeltıraşa ait olan at heykeli nedeniyle “Atlı Köşk” olarak da anılan müzede birçok nadide sanat eserini görme şansını bulabiliyorsunuz. 14. yüzyıl ile 20. yüzyıl arasındaki dönemde ünlü hattatlarca hazırlanmış dua kitapları, erken dönem Türk ressamlarının yanı sıra İstanbul’da yaşayan yabancı sanatçıların eserleri, avize ve vazo gibi antik eşyalar, 1900’lü yılların başından günümüze Emirgan fotoğrafları ve Abidin Dino arşivi, bu müzenin öne çıkan eserleri arasında.

Özel ihtiyaç sahibi bireylerin rahatça gezebilmeleri için rampaların ve asansörlerin bulunduğu Sakıp Sabancı Müzesi’nde tüm sergi salonlarına tekerlekli sandalyeler ile ulaşılabiliyor. Özel ihtiyaç sahibi bireylerden ve refakatçilerinden giriş ücreti talep edilmediğini de ekleyelim.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi

Abbasi, Memlük, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait nadide eserlerin sergilendiği Türk ve İslam Eserleri Müzesi, ülkemizde bu kadar kapsamlı bir koleksiyona sahip ilk müze olması bakımından önemli. Mimar Sinan’ın en önemli eserlerinden Süleymaniye Camii külliyesinde 16. yüzyılda hizmete açılan, daha sonra 1983’te Sultanahmet’teki İbrahim Paşa Sarayı’na taşınan müzenin “Avrupa Yılın Müzesi Jüri Özel Ödülü” ve UNESCO’nun “Çocuklara Kültür Mirasını Sevdirme” gibi ödülleri de var.

Eşsiz zenginlikte Türk halı koleksiyonu, nadir el yazmaları ve diğer kıymetli objeler ile ön plana çıkan müze, ana binanın bağlantı merdivenlerindeki taşıyıcı sistemiyle, engelli dostu müzelerimiz arasında yer alıyor. Müzekart’ın geçerli olduğu Türk ve İslam Eserleri Müzesi haftanın her günü 09:00-18:30 saatleri arasında ziyaret edilebilir ancak gitmeden önce güncel ücret bilgilerini web sitesinden kontrol etmenizde fayda var.

Engelsiz Müzeler-3

Pera Müzesi

Son müzemiz, Tarlabaşı’nın aşağı taraflarında, 1893 yılında yapılan Hotel Bristol binasında yer alan Pera Müzesi. İstanbul’un aktif kültür ve sanat merkezlerinden bir tanesi olan Pera Müzesi’nde yıl boyunca çeşitli geçici sergiler ve etkinlikler düzenlenirken, aynı zamanda kalıcı koleksiyonlar da sanatseverlerin gönlünü fethediyor. Oryantalist Resim Koleksiyonu içerisinde sergilenen Osman Hamdi Bey’in eserleri ve ünlü Kaplumbağa Terbiyecisi tablosu, müzenin en göz alıcı eserleri arasında.

Cafesi, klasik deneysel sinema ve kısa film örneklerinin gösterildiği oditoryumu ile Beyoğlu’nda sanatın kalbinin attığı yerlerden biri olan Pera Müzesi, “Pera Engelsiz” projesi ile sanatın herkes için olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Bu proje kapsamında zihinsel ve bedensel olarak özel ihtiyaç sahibi bireylere yönelik atölye çalışmaları düzenleyen müzenin giriş katından itibaren her katı asansörler, rampalar ve raylı sistemler ile özel olarak dizayn edilmiş. Giriş ücretlerinin dönemsel olarak değiştiği Pera Müzesi’nde özel ihtiyaç sahibi bireylerden ve refakatçilerinden giriş ücreti alınmıyor. Ayrıca “Uzun Cuma” olarak isimlendirilen Cuma günlerinde müzeyi gezmek 18:00-22:00 saatleri arasında herkes için ücretsiz.

Trilye-0
Kültür Seyahat

Klişelerden Sıkılanlara: Alternatif Bahar Rotaları

Bahar bizim gibi gezginler için yepyeni keşiflere gebe, heyecan verici günlerin başlangıcı anlamına geliyor. Siz de o bilindik destinasyon…

Devamını Oku
Çanakkale Rota-0
Kültür Seyahat

Çanakkale’yi Keşfetmek İçin 5 Rota Önerisi

Çanakkale Şehitliği’nden Smintheion Antik Kenti’ne, Truva Kültür Rotası'ndan turizm cenneti Bozcaada’ya kadar, her türlü doğal güzelliği ve…

Devamını Oku
Bozcaada-0
Kültür Seyahat

Eylül'de Gel: Bozcaada

Üzüm ve şarap üreticiliğiyle, plajlarıyla ve rüzgar gülleriyle kendine has bir cennettir Bozcaada. Eylül ayında ayrı bir tadı olan adayı hiç vakit…

Devamını Oku