Teknoloji

30 Temmuz 2020

Her Uçakta Bulunan Kara Kutu Nedir ve Nasıl Çalışır?

Kara kutu, kokpit konuşmaları ve motor hızı gibi uçuş detaylarını kaydeden bir araçtır. İlk olarak 1957’de Avustralyalı bilim adamı David Warren tarafından icat edilmiştir. Daha önce uçak kaza haberlerinde “Kara kutu incelemeleri sonucunda ulaşılan bilgilere göre” diye bir konuşma duymuş olabilirsiniz. Bir hava kazası durumunda kara kutu, yetkililer tarafından incelenerek kazanın altında yatan nedenleri bulmak için kullanılır.

Uçağın genellikle arka tarafında bulunan kara kutudan 2 tane bulunmaktadır ve her biri yaklaşık olarak 9 kilo gelmektedir. İlki CVR yani Kokpit Ses Kayıt Cihazı’dır, bu kutu uçuş boyunca kokpitteki konuşmaları ve sesleri kaydeder. 

Diğer kaydedici kutu is FDR, bilinen adıyla Seyir Kayıt Cihazı’dır, aynı zamanda ADR yani Kaza Veri Kaydedici olarak da bilinir. Bu kara kutu uçuş boyunca hava hızı, rakım, motor egzoz gazı, sıcaklık, yakıt akışı vb. bilgileri minimum 25 saat boyunca ölçer. 

İsmi Kara, Kendisi Turuncu

Bir uçağın önemli ve vazgeçilmez bir parçası olan kara kutunun adının aksine siyah renkte olmadığını biliyor muydunuz? Şaşırtıcı ama bu silindir şeklindeki kutu siyah değil turuncudur. Bunun nedeni, turuncunun herhangi bir kaza anında kolaylıkla göze çarpacak bir renk olmasından ileri geliyor.

Kara kutular, çarpma esnasında en az zarar görmeleri için uçağın kuyruk kısmında yer alır, göz alıcı bir renge sahip olmasının yanı sıra üzerlerinde tanımlayıcı işaretler bulunur. Bu küçük ama önemli kutuya neden “kara” dendiğine gelince… Bu konuda çeşitli rivayetler olsa da, bunlar arasında en çok kabul göreni kutunun “kara haber” veriyor olması. Tabi 1942’de Veijo Hietala isimli uçak mühendisinin ürettiği kaydedicinin siyah renkli olmasının da bunda etkisi olabilir.

Bir diğer popüler iddia ise, verilerin kayıt cihazı tarafından kaydedilebilmesi için tamamen karanlık bir ortamın oluşması gerekliliği. Tıpkı fotoğrafçılıkta kullanılan karanlık odalar gibi.

Son olarak bir de İkinci Dünya Savaşı’nda kullanılan bir jargondan bahsedelim. Kraliyet Hava Kuvvetleri, tüm elektronik yeniliklere “kara kutu” diyormuş. Sizce en güçlü iddia bunlardan hangisi?

Kara Kutunun Tarihçesi

Jet çağını başlatan Havilland Comet uçaklarının arka arkaya düşmesi üzerine, 1958 senesinde Amerika’da yolcu uçakları için kara kutu zorunlu hale geldi. 1960 yılında Trans Australia Havayolları’nın 538 sefer sayılı uçak kazasının ardından ise Avustralya, kokpitteki seslerin kaydedilmesini zorunlu hale getiren ilk ülke oldu. Daha sonra bunu ABD de takip ederek her uçuşta kokpit ses kaydının yapılmasını zorunlu kıldı.

Eski sistemdeki kara kutuların yeni alternatifleri üzerine düzenli olarak çalışmalar yapılıyor. Örneğin askeri uçaklarda çarpma anında fırlayan kayıt cihazları veya “Airborne Image Recorder” adı verilen video kara kutu sistemleri, bu çalışmalardan yalnızca bazıları. Kokpiti dört ayrı açıdan gören kayıt cihazlarıyla HD görüntü alabilen bu sistemde uçuş ekibinin tüm hareketleri ve komutaları izlenebiliyor ancak uydu üzerinden anında veri iletimini sağlayan bu sistem hem oldukça pahalı, hem de pilotların mahremiyetlerinin ihlal edildiği konusunda hala tartışmalı.

Her ne kadar kara kutular 90’lı yılların teknolojisi olsa da, daha uzun süre kullanılacağa benziyor