Kültür Seyahat

30 Mayıs 2023

Yüzyıllardır insanların günlük rutinlerini bir kenara bırakarak, şehrin yorgunluğundan bir nebze uzaklaştığı, duvarlarında mutluluk, heyecan ve hüzün gözyaşlarının kaldığı devasa yapılardan bahsediyoruz bugün. Evet, bu yazımızda Antik Yunan’dan 21. yüzyıla kadar süregelmiş bu yapıların günümüzdeki en efsane örneklerini inceleyeceğiz.

Bu devasa yapıların tarihte her zaman var olduğunu ve futbolun varoluşundan önce de çeşitli amaçlarla kullanıldığını belirtmeliyiz. Zira 2000 yıl öncesinde Roma İmparatorluğu’nun uçsuz bucaksız topraklarından birinde yaşıyor olsaydınız bu stadyumlarda birbirlerini öldürmek için kılıç sallayan gladyatörleri de görmeniz mümkündü. Burası coşkuların, heyecanın ve görkemin eşsiz bir mühendislikle buluştuğu bir yapı olarak varlığını sürdürüyor. Neyse, heyecanımızı içeriğimize bırakalım ve sizi daha fazla sıkmadan yazımıza geçelim. İyi okumalar dileriz.

Anıların Stadı: Maracanã

Brezilya’da futbolun ne kadar mühim bir mesele oluşundan bahsetmemize gerek yok. Köleliğin en son kaldırıldığı Amerika ülkesi olan ve siyahîlerin diğer komşularına ve kıtadaşlarına göre haklarını daha geç ve zorlu kazandığı Brezilya’da halkın oldukça fakir olduğunu belirtmek pek de yanlış olmasa gerek. Böyle bir ortamda futbolu bir çıkış olarak gören insanların ülkesi Brezilya’daki futbol tarihinin çınarıdır Maracanã Stadı. Hem anılar, hem galibiyetler, facialar, hem de şampiyonlukların anıları, stadın yaşlı duvarlarına kazındı hep. Pele’den Garrincha’ya, Ronaldinho’dan Neymar’a efsanelerin efsaneleri burada ter ve gözyaşı döktü.

Maracanã

1950’deki Brezilya’da düzenlenen unutulmaz Dünya Kupası’na yetiştirilmek için 1948’de inşaatına başlanmıştı Maracanã’nın. 1950 Dünya Kupası’nda ev sahibi Brezilya, komşusu Uruguay ile turnuvanın finaline burada kalmıştı. Brezilya halkı çok ümitliydi. Ama bu beklenti, futboldan çıkış arayan bu fakir halkı resmen tepetaklak etmişti. Maçta 2-1 yenilen Brezilya, kupadan olmuş ve ülkede ulusal bir yas başlamıştı. Brezilya’da 2 yıl futbol oynanmamış, ülkecek futbola küsülmüştü. Tarihte “La Maracananza” ismiyle anılan bu hadise futbol tarihinde oldukça geniş yer edinmiştir.

La Maracananza

Bu stadyum 64 yıl sonra 2014’te Brezilya’da düzenlenen Dünya Kupası’nın finaline de ev sahipliği yaptı. Almanya’nın uzatmalarda Arjantin’i yendiği maçta bir diğer futbol efsanesi ise kaybeden taraftaydı. Lakin efsaneliğinden ödün vermeyen Messi 8 yıl sonra hakkı olanı kazanacaktı elbet. Maracanã Stadyumu işte böyle bir yerdi işte. Bütün efsaneler buradan geldi ve geçti.

Futbolun Beşiği: Wembley

Futbolun günümüz kurallarıyla varoluşu, yani miladı 1863 yılına dayanır. Wembley ise Cumhuriyetimizle aynı yaştadır. Bir asırlık ömrüyle sadece İngiltere’nin değil, bütün dünyanın bir futbol ikonu olmuştur. 1923’te inşası tamamlanan Wembley, 1966 Dünya Kupası’nın ev sahibi takımı İngiltere’nin dünya kupasını kaldırışına coşkuyla tanıklık etmişti. Ayrıca 1968 ve 1992 UEFA Şampiyonlar Ligi finalleri de burada oynandı. Burada Bobby Charlton’lu İngiltere ilk Dünya Kupası’nı kazanırken, Cruyff’un çalıştırdığı, Guardiola’lı Barcelona ilk Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmıştı.

Wembley

90.000 kapasiteli bu eşsiz ve yaşlı stadyum, haliyle yıpranmıştı ve 2007 yılında yeniden restore edilerek modern tarzda bir stadyum olarak yeniden açıldı. Unutulmaz anılarla dolu birçok önemli futbol karşılaşmasına ev sahipliği yapmış Wembley’de halen FA Cup final maçları oynanmakta.

Avrupa’nın En Büyüğü: Camp Nou

Günümüz futbolunun vazgeçilmez adreslerinden biri. Gaudi’nin yapıları ve Sagrada Familia’dan sonra Akdeniz’in pırlantası Barcelona şehrinin de en çok ziyaret edilen noktası. 100 bine yakın seyirci kapasiteyle Avrupa’nın en büyük stadyumu. Burası Camp Nou. 1957’de inşaatı tamamlanan FC Barcelona’nın mabedi, taraftarlarına sayısız başarı kazandırdı. Buradaki en büyük tansiyon her zaman ezeli rakibi Real Madrid ile El Classico maçlarında yüksekti. Bu esnada edilen küfürlerin, kavgaların ve gerilimin haddi hesabı yoktur. Ama şüphesiz ki burada en çok tezahürat, en çok beste 10’a yapıldı. Evet ona. Lionel Messi’nin ta kendisine.

camp nou

Avrupa’nın Kralı Burada Yatıyor: Santiago Bernabéu

Avrupa’nın tarihteki en başarılı futbol takımı. Tam tamına 14 Şampiyonlar Ligi, 35 La Liga Kupası ve daha niceleri bu stadın geçmişini süslüyor. Seveni de sevmeyeni de çok. Onlar Eflatun Beyazlılar, bir dönemim Los Galacticos’u Real Madrid. Ezeli rakibi Barcelona’nın stadı Camp Nou’dan sonra Avrupa’nın en büyük stadyumudur Real Madrid’in evi. Yaklaşık 82 bin kişilik kapasitesiyle karşımızdadır Chamartín. Chamartín denmesinin sebebi ise Madrid’in Chamartín semtinde bulunmasından ötürüdür. İsmini ise Real Madrid’in efsanevi başkanı Santiago Bernabéu’dan almıştır.

Santiago Bernabéu

1947’de açılan Bernabéu için şu sıralar nefes kesici bir restorasyon çalışması öngörülüyor. Dileriz ki en yakın zamanda futbol severlerle buluşur.

Amerika’nın Kolezyum’u: LA Rose Bowl

Bir stadyum düşünün o kadar heybetli ki Avrupa’da eşi benzeri görülmemiş. Tam tamına 1 asırlık yaşı ile California’nın ışıldayan arenası Rose Bowl’dayız. Ne kadar resmi kapasitesi 90 bin olarak gözükse de, zaman zaman bu sayının çok daha fazlasını kaldırıyor bu arena. Burada, Amerikalılar’ın futbol, bizlerin ise Amerikan futbolu olarak adlandırdığı sporun müsabakaları hız kesmeden oynanmaya devam ediyor. Her yıl 1 Ocak'ta gerçekleşen ve Amerikan futbolunun en prestijli üniversite futbol turnuvası olan College Football Playoff'a ev sahipliği yapan Rose Bowl’u dünya yine Amerikalılar’ın “soccer”, bizlerin ise futbol dediği sporla hatırlıyor.

Rose Bowl

Amerika Birleşik Devletleri’nin ev sahipliğini üstlendiği 1994 Dünya Kupasının finali burada oynanmıştı. Romario’lu, Taffarel’li Brezilya, büyük üstad Baggio’lu İtalya’yı penaltılarda devirmişti. Herkesin en büyük oyuncu olarak gördüğü Baggio’nun, son penaltıyı hayal kırıklığı yaratacak şekilde vurması İtalya’ya kupayı kaybettirmiş ve futbol tarihindeki unutulmaz anılara yenisini ekletmişti. Tabi 2014 yılında Manchester United ve Real Madrid’in bir yaz turnuvasındaki burada oynadıkları maça ait tribün görüntüsünü eminiz ki herkes hatırlar. Ve unutmamak gerekir ki, Amerika’nın en popüler spor müsabakası olan, öncesinde ünlü şarkıcıların yeri göğü oynattıkları Super Bowl finali 2 defa burada oynandı

Rio de Janerio-0
Kültür Seyahat

Vizesiz Keşif: Brezilya

Latin Amerika'nın büyüleyici ülkesi Brezilya, Samba'nın ritmiyle dans eden sokakları, Rio de Janeiro'nun muhteşem plajları ve Amazon…

Devamını Oku
Rio de Janeiro-0
Kültür Seyahat

Vizesiz Keşif: Rio de Janeiro

Brezilya’nın en popüler ve ikonik şehirlerinden bir tanesi olan Rio de Janeiro, bölgenin de en çok ziyaretçi alan yeri. Türk vatandaşlarına vize…

Devamını Oku
Rio de Janeiro-0
Kültür Seyahat

Vizesiz Keşif: Rio de Janeiro

Brezilya’nın en popüler ve ikonik şehirlerinden bir tanesi olan Rio de Janeiro, bölgenin de en çok ziyaretçi alan yeri. Türk vatandaşlarına vize…

Devamını Oku