Kültür Seyahat

28 Ocak 2022

National Geographic’in “Aileler için en iyi yerler” kategorisinde önerdiği Teke Yarımadası’nın neresi olduğunu aslında hepimiz biliyoruz. Burası meşhur Likya bölgesinin ta kendisi. Yani Antalya Körfezi ile Fethiye Körfezi arasında kalan bir yarımadadan bahsediyoruz. Bu bölge derya deniz gibi, gezilecek yeri oldukça fazla. Çeşitli antik kentler, masmavi denizler, endemik bitkiler, farklı türde hayvanlar… Doğa ve tarihin birleştiği muhteşem bir alan. Ayrıca eskiden Yörük Türkleri göçebeliklerinde buralarda bolca bulunmuşlar, arkalarında ise kültürlerini bir iz olarak bırakmışlar. National Geographic de bu yüzden bu bölgedeki tarihi ve kültürel izleri ailenizle birlikte keşfetmenizi önermiş.  Hadi gelin biz de bu güzel yarımadadaki gezilecek yerlerden birkaçına bakalım.

Görsel kaldırıldı.

Patara

Patara Antalya’nın Kalkan beldesi yakınlarında bulunan eski bir Likya kenti. Burası zamanında Likya Birliği’nin başkentliğini yapmış önemli bir ticaret merkeziydi.  O zamanlar bu kent Likya Birliği’nin 3 oy hakkına sahip 6 şehrinden biriydi. Mitolojik öykülere bile konu olmuş bu antik kentte görebileceğiniz şahane yerler var.

Mesela Patara Antik Kenti bu yerlerin başında geliyor. Bahsettiğimiz meclis alanı, antik tiyatro salonu, insanlık tarihinin ayakta kalan tek Antik Çağ deniz feneri olan Patara Feneri burada bulunuyor. Burası için Patara bölgesinin mihenk taşı desek yanlış olmaz. Bu yüzden bu muhteşem kenti mutlaka görmelisiniz.

Bir diğer büyüleyici yerimiz Patara Plajı. Kendinizi adeta çölde gibi hissedeceğiniz kum tepelerini,  tertemiz ve masmavi denizini görmeden buradan gitmeyin. Ayrıca kumların arasındaki değerli dostlarımız da sizi yalnız bırakmıyorlar. Çünkü bu plaj aynı zamanda meşhur Caretta Caretta’ların yaşam alanı. Koruma altında oldukları için bu konuya hassasiyet göstermeliyiz ancak onlarla aynı alanı paylaşıyor olmanın tadına kesinlikle varmalısınız.

Görsel kaldırıldı.

Xanthos Antik Kenti

UNESCO’nun ’Dünya Kültür Mirası’ listesinde bulunan bu antik kent Antalya’da yer alıyor. Burası çeşitli savaşlar ve felaketler görmüş olsa da günümüze kadar ulaşmayı başarmış. Örneğin; İsa'dan önce 6. yüzyılın ortalarında Persler tarafından işgal ediliyor, daha sonra Atinalı komutan Kimon'un saldırısına uğruyor, bundan yaklaşık 400 yıl sonra da Romalı Brutus tarafından işgal ediliyor. İşte Xanthos Antik Kenti tüm bu badireleri atlatarak çeşitli kalıntılar ile günümüzde devamlılığını sürdürmeyi başarıyor. Likyalıların başkentliğini de üstlenmiş şehrimizde yaklaşık 15 tane dikme anıt mevcut. Dönemin yöneticilerinin ve önemli kişilerinin gömüldüğü mezarlar bu yüzden tarihe ışık tutuyor. Bunun dışında 3 agora, büyük bir ana cadde, yazıtlarda anlatılan ama henüz tespit edilemeyen bir meclis binası, büyük bir konut, bey sarayı ve tiyatro da bulunuyor. İşte tüm bu tarihî kalıntıları görmek ve orada bulunmak için rotanızı Xanthos’a çevirmekte fayda var.

Görsel kaldırıldı.

Letoon Kutsal Alanı

Aslında Xanthos ve Letoon "çift bölge" olarak birlikte değerlendirilir. Burası başlangıçta Xanthos'a bağlı bir kutsal alan iken daha sonra tüm bölgenin kutsal alanı oluyor. Bu yüzden Letoon da tıpkı Xanthos gibi UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan bir antik kent. İsmini mitolojiye göre Zeus’tan Hamile kalan Tanrıça Leto’dan alıyor. Kent merkezindeki yan yana dizilmiş 3 tapınağın da bu mitolojide gelişen olaylara göre dikilmiş olduğu düşünülüyor. Buna göre; en batıdaki tapınak Ana Tanrıça Leto’ya, daha küçük olan ve ortada bulunan tapınak Artemis’e, en doğudaki tapınak ise Tanrı Apollon’a ithaf edilmiş. Ayrıca Apollon Tapınağı yakınındaki Helenistik çöplük alanı içinde “Üç Dilli Kitabe” bulunmuş. Bu kitabe Likya dilinin çözülmesinde çok işe yaramış, bu yüzden çok önemli bir kalıntı. Fakat onu ancak Fethiye Arkeoloji Müzesi’nde görebilirsiniz.

Bunlar dışında antik kentte Nymphe kültüne ait bir çeşme binası, erken Hıristiyanlık döneminden kalma bir kilise, Helenistik döneme ait bir amfi tiyatro ve çeşitli lahitler bulunuyor. İşte bu yüzden bu değerli ören yerini görmekte fayda var. Xanthos’la aralarında yaklaşık 4 kilometrelik bir mesafe olduğu için buraya da uğramadan geçmeyin.

Görsel kaldırıldı.

Olimpos

Burası Antalya Kumluca’da bulunan tatlı bir tatil bölgesi. Caretta Caretta kaplumbağalarının yavrulama alanı olduğu için sit alanı olarak korunuyor. Likya Yolu üzerinde bulunması sebebiyle özellikle üniversite öğrencilerinin, kampçı gezginlerin ve sırt çantalı turistlerin gözde yerlerinden biridir. Burada antik kentler ve çeşitli doğal alanlar mevcut. Hadi gelin biraz da onlara bakalım.

Olimpos Antik Kenti: Burası müze kartınızla girebileceğiniz bir açık hava müzesi. İçerisinde Olimpos Plajı’na kadar uzanan tarihî kalıntılar ve yollar var. Önemli bir liman kenti olan Olimpos, tıpkı yukarıdaki örneklerimiz gibi Likya Birliği’nin üç oy hakkına sahip altı şehrinden biriydi. İçeride yatan hazineyi keşfettikten sonra Olimpos Plajı’na inip kendinizi serin sulara atabilirsiniz.

Görsel kaldırıldı.

Phaselis Antik Kenti

Burada Olimpos Antik Kenti’ne göre ayakta kalabilmiş daha çok kalıntı var. Bu yüzden dolaşması daha keyifli olacaktır. Su kemerleri, antik tiyatro, hamamlar, bazilika kalıntıları sizi gördüğünüzde bir hayli etkileyecek. Kemer’deki bu tarihi antik kenti mutlaka ziyaret etmelisiniz. 

Olimpos’a kadar gelmişken sadece antik kentlerle yetinmek olmaz. Çevrede ailenizle birlikte küçük bir tatil kaçamağı yapabileceğiniz muhteşem yerler var.  Mesela Yanartaş Milli Parkı’na giderek taşlar arasından çıkan alevlerin ışığında gün batımını seyredebilirsiniz. Buradan Adrasan Koyu’na gidip berrak denizde yüzebilirsiniz. Baktınız burada yüzmek yetmedi, hop bir tekneyle Suluada’ya. Emin olun Türkiye’nin Maldivleri olarak geçen bu adaya âşık olacaksınız.

Görsel kaldırıldı.

Yani kısacası buralarda keşfedecek yer çok, tercih size kalmış. Teke Yarımadası içerisinde Ölüdeniz, Kelebekler Vadisi, Kaputaş, Finike gibi daha nice muazzam yerler var. Sıcak denizlere bu kadar inmişken her bir karışını görmekte fayda var. Eğer siz de bu yarımadayı merak ediyorsanız Likya Yolu etaplarını esas alarak bu bölgeyi tamamen gezebilirsiniz.

Mavi bayrak-0
Kültür Seyahat

Türkiye’nin Mavi Bayraklı Plajları

Ülkemiz, İspanya ve Yunanistan’ın ardından mavi bayraklı plaj sayısı bakımından dünyada 3. sırada yer alıyor. Birbirinden özel bu plajlara bir göz…

Devamını Oku
Antalya-0
Yeme İçme

Antalya'nın En İyi Yöresel Lezzetleri

Türk mutfağı Türkiye’nin her yöresinin kendine has tatlarıyla oldukça zengin bir çeşitliliğe sahip. Turizmin başkenti sayılan Antalya da yalnızca…

Devamını Oku
0
Kültür Seyahat

2022'nin En Muhteşem Rotaları'nda Tanıdık Bir Yer: Teke Yarımadası

National Geographic’in “Aileler için en iyi yerler” kategorisinde önerdiği Teke Yarımadası, aslında meşhur Likya bölgesinin ta kendisi.

Devamını Oku