İlk olarak 30 günlük Kazakistan seyahatleri için Türk vatandaşlarından vize talep edilmemektedir. Ülkeye seyahat için pasaport yeterlidir. Ayrıca ülkede 5 günden fazla kalma durumu söz konusuysa, ülkeye giriş gününden itibaren göç polisine kayıt yaptırma zorunluluğu vardır. 

Türkiye’den Kazakistan’a nasıl gidildiğine bir göz atalım. İstanbul Havalimanı’ndan ve Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan, ülkenin en doğusundaki Almatı Havaalanı’na 5 buçuk saatlik direkt uçuşlar bulunmaktadır. Ülkenin gezilecek yerlerinin fazlaca olması, Almatı Havalimanı uçuşlarını daha tercih edilebilir yapmaktadır. Fakat yine de eğer ilk olarak ülkenin batı tarafına ayak basmak isterseniz, İstanbul Havalimanı’ndan ülkenin en batısındaki Aktau Havalimanı’na da 3 saatlik direk uçuşlarla varmak mümkündür. Aktau Havalimanı’ndan Almatı’ya varmak için 2 güne varan bir tren yolculuğu ya da daha maliyetli olan 4 saatlik direkt uçuşlar denenebilir. 

1

Almatı Havaalanı’ndan 30 kilometrelik mesafede olan Almatı merkeze, her 15 dakikada bir kalkan toplu taşıma otobüsleri kullanarak 1 buçuk saat gibi bir sürede varmak mümkündür. Havaalanına ayak bastığınızda sizi müşteri olarak alabilmek için koşturan resmi olmayan taksiciler olsa da eğer taksi kullanacaksanız en güvenli yöntem, resmi taksileri kullanmaktır. Özel araç kiralamak isterseniz, havaalanındaki çeşitli firmaları kullanabilirsiniz. Fakat özellikle uluslararası sürücü belgenizi yanınızda taşımayı asla unutmayın.

Kazakistan’da şehir içinde toplu ulaşım için otobüs, troleybüs, metro alternatifleri mevcuttur. Eğer özel araçla ülkenin önemli yerlerini görmeyi tercih ederseniz, pazarlık yaparak makul fiyatlara araç kiralayabilirsiniz. Ayrıca Almatı, Nur-Sultan ve Şimkent (Shymkent) gibi bazı şehirlerde, bisiklet kiralayarak etrafı görmek de farklı bir seçenek olacaktır. Ülkede uzak mesafeler için yerel uçuşların, oldukça iyi bir bağlantısı olduğu da söylenebilir. 

Karasal iklimin hakim olduğu ülkede, yazlar ne kadar kuraksa kışlar da o kadar sert geçer. Ülkeyi en iyi ziyaret edecek aylar, genel olarak mayıs ayından eylül ayına kadar olan süreçtir. Ayrıca eğer Kazakistan’a kayak sezonu gitmeyi tercih edenlerdenseniz aralık, ocak ve şubat ayları, en ideal zamanlardandır. Doğal güzellikleri görmek isteyen doğa tutkunlarındansanız, bahar aylarını seçmeniz mantıklı olacaktır. Kışın kuzey bölgelerde derece -20’ye kadar ulaşırken yazın ise karasal kısımlarda sıcaklık 30 – 35 derecenin üzerine çıkmaktadır. Gitme amacınıza ve gezmek istediğiniz sezona bağlı olarak bu güzel ülkenin tadını çıkarabilirsiniz. Doğa yürüyüşleri için hazirandan eylüle kadar olan, ata binmek için ise nisandan ekim ayına kadar olan süreç idealdir.

2

Haziran sonunda başkentte gerçekleşen Koshpendiler Alemi Festivali (Uluslararası Göçebe Kültürü Festivali), haziran başında konser ve renkli gösterilerin eşlik ettiği Astana Akşamları Uluslararası Sanat Festivali, eylüldeki Almatı Elma Festivali, mart ortasında gerçekleşen, dans, yemek ve şarkıların başrol oynadığı Nauruz Festivali,çadır kültürünü yaymayı amaçlayan mayıs ayındaki Almatı Çadır Festivali, Kazakistan’a gitmek için seçilebilecek bazı özel zamanlardan sayılabilir. Ayrıca ülkenin tarımsal ürünlerinden olan Elma Festivali, eylül ortasında ilgi çekebilecek başka bir aktivite olarak öne çıkmaktadır. 

Bozulmamış doğası, keşfedilecek güzellikleri ve tarihin derinliklerine inen her bir noktası ile Kazakistan’ın size aklınızda kalacak enfes hatıralar sunacağına emin olabilirsiniz.