İstanbul, Avrupa ve Asya olmak üzere iki kıtayı birbirine bağlayan büyülü bir şehirdir. 24 saat yaşayan bir şehir olarak bilinen İstanbul, yaklaşık 15 milyonu aşkın nüfusu ile Türkiye’nin en kalabalık şehri unvanına sahiptir. Tarihi yapıları ve pazarları, renkli festivalleri ve gece hayatı, müzeleri, park ve bahçeleri, kiliseleri ve camileri ile adeta ülkenin can damarının attığı bir noktadır. 324 – 1453 yıllarında Bizans imparatorluğu, 1453 ile 1922 arasında Osmanlı İmparatorluğu neredeyse 2,500 yıldan fazla bir süredir ekonomik, dini ve kültürel açıdan farklı güçlerin, her zaman gıpta ile baktığı bir şehir olmuştur.

Asya ve Avrupa arasında bir köprü olarak görülen İstanbul, coğrafi olarak oldukça önemli bir yerde bulunur. Yalnızca coğrafî açıdan değil, Doğu ve Batı kültürünü birbirine bağlayan önemli bir özelliğe de sahiptir. Tarihe baktığımızda İstanbul için çeşitli uğraşlar verildiğini, ona sahip olabilmek için savaşlar düzenlendiğini rahatça görebiliyoruz. İşte bunların sebebinin az önce bahsetmiş olduğumuz özelliklerden kaynaklandığını söylesek yanlış olmaz. Bu denli önemli bir metropolün tanımak için hakkında bilinmesi gereken çok fazla şey var. İşte biz de sizler için bu bilgileri derledik.  

Böylesine ihtişamlı bir şehirde, gezilecek ve görülecek o kadar değerli noktalar var ki bir hafta konaklama bile bütün güzellikleri görmeye yeterli gelmez. İlk önce kilise olarak yapılıp sonra camiye dönüşen Ayasofya Camii, en görkemli camilerden biri olan Sultan Ahmet Camii, gerek yerli gerekse yabancı turistlerin gözdesi Kapalı Çarşı, filmlere sahne olacak güzellikte Galata Kulesi, boğazın mavi sularını aydınlatan Dolmabahçe Sarayı, Cehennem filminin çekildiği yerlerden biri olan gizemli Yerebatan Sarnıcı, kartpostallara arka fon olan Kız Kulesi, Osmanlı Sultanlarının ikametgah olarak kullandıkları Topkapı Sarayı Müzesi, baharatlarıyla ünlü Mısır Çarşısı, İstanbul’da görülmesi gereken yerlerden sadece bir kaçı denilebilir.

İstanbul denilince akla gelen adalardan, Büyükada, Heybeliada, Kınalıada, Burgazada, Yassıada, vapurlarla deniz sefası yapılarak ulaşılan ve İstanbul’a nazaran daha sakin olan keşfedilecek noktalardandır. Bunların haricinde tarihe ışık tutan İstanbul Arkeoloji Müzeleri, etkileyici süslü kayıkların sergilendiği İstanbul Deniz Müzesi, Türkiye’nin önemli kültürel ve tarihi yapıtlarının açık havada sergilendiği Miniatürk Müzesi, muhteşem ulaşım araçlarının sergilendiği Rahmi Koç Müzesi, bu canlı şehirde gezilmesi gereken müzelerden bazılarıdır.

Muhteşem bir mutfağı bulunan metropol İstanbul’dan; Kanlıca’da yoğurt, Sarıyer’de börek, Eminönü’nde balık ekmek, Sultanahmet’te köfte, sahil kenarında midye dolma, Beyoğlu’nda ıslak hamburger, Ortaköy’de kumpir, meşhur iskender döner ve diğer kebap çeşitlerini yemeden geri dönmemek gerek.

Meşhur İstanbul çarşılarından alınacak el dokuması kilimler, göz nuru çiniler, lezzetli baharatlar, ipek eşarplar ve tekstil ürünleri, göz alıcı gümüş ve altın takılar, leziz Türk lokumları ve Türk kahvesi, güzel bir hediye olarak alınabilecek ürünlerden.

Pek çok festivale ev sahipliği yapan İstanbul’un en gözde etkinliklerine göz atalım. Temmuz ayındaki İstanbul Caz Festivali, Haziran ayındaki İstanbul Müzik Festivali ve Uluslararası İstanbul Opera Festivali, Nisan’da gerçekleşen İstanbul Film Festivali, Mayıs’taki İstanbul Bigfest Festivali, bu şehrin verdiği muhteşem duygulara tanıklık etmenizi sağlayacaktır.
Tam bir kozmopolit şehir olan İstanbul’da pek çok yabancı uyruklu kişi de yaşamaktadır. Fakat özellikle bu muhteşem şehrin tarihine şahitlik etmek isteyen turistlerin sayısı oldukça fazladır. Dünyanın en çok ziyaret edilenler listesinde 10. sırada yer alan bu görkemli şehri, ziyaret etmeniz için burada yazdıklarımızın çok ötesinde sebep var. Yapabilirseniz boğazda muhteşem bir tekne turu, ada ziyaretleri ve İstanbul’un kalbinin attığı geleneksel ilçeleri ziyaret etmeyi sakın ihmal etmeyin. İstanbul’un ruhunu bu şekilde anlayabileceğinize emin olabilirsiniz. Tüm albenisiyle İstanbul, sizi bekliyor.

1