Kültür Seyahat

12 Temmuz 2021

Fransa'nın güneybatısında bulunan Lyon, özellikle gastronomi başkenti unvanıyla önemli derecede üne sahiptir. Zengin mutfak kültürünün yanı sıra farklı artıları da bulunan Lyon, Avrupa şehirleri arasında ziyaret edilmesi gerekenlerdendir. Bu yazımızda Fransa’nın incilerinden Lyon’a gitmek için harika nedenleri inceleyeceğiz. 

Bouchon’lar: Lyon’a özgü olan bouchon bistroları şehirde keyifli vakit geçirmek ve lezzetli bir şeyler yemek isteyenlerin ilk uğrayacakları yerlerdendir. Bu küçük lokantaların tarihi kentin endüstriyel mirasıyla, özellikle ipek dokumacılığıyla bağlantılıdır. Bu bağlantı gece vardiyasından gelen işçilerin bouchon’ları sıklıkla ziyaret etmesinden kaynaklanıyor. Sıcak bir andouillette tabağı ve cömert bir cervelle de canut işçilerin olduğu gibi günümüzde ziyaretçilerin de mutlu olmasını sağlayacaktır. Lyon’a has lezzetleri Lyon’a özgü bu güzel ambiyanslarda denemek harika olacaktır.

1

Sinema: Lyon, Frères Lumière’nin ilk kez hareketli kareler çektiği yerdir. Gastronomi başkenti olmasının yanı sıra Lyon için sinemanın doğuş noktalarından birisi demek kesinlikle mümkün. Lumière Enstitüsü’ne giderken sinemanın babasının ayak izlerini takip edip evine uğrayabilirsiniz. 

Gömülü Hazine: Lyon gezisinin olmazsa olmaz duraklarından birisi Parc de la Tête d’Or’dur. İçerisinde hayvanat bahçesi ve botanik bahçeler bulunan 105 hektarlık bu alanda ziyaretçiler keyifli bir kano turu yapabilir. Burayı özel kılan bir diğer efsane de Hz. İsa’nın altından bir büstünün bulunduğudur. Henüz bulunmamış olsa da pek çok hazine avcısının arayışı sürüyor. 

Roma Mirası: Fourvière Tepesi’nde bulunan Grand Theatre’nin tarihi M.Ö. 15’e dayanmaktadır. Köklü bir tarihi bulunan bu amfi tiyatro yalnızca Lyon’un gözdesi olmakla kalmıyor. Aynı zamanda tüm Fransa’nın da en eski amfi tiyatrosudur. 

Eşsiz Mimari: Şehrin mimarisi, eski ve yeninin çarpıcı bir karışımıdır.

Nispeten küçük bir şehir olmasına rağmen, Lyon, Saint-Nizier, Saint-Jean ve Notre-Dame de Fourvière Bazilikası gibi birçok ünlü kilise de dahil olmak üzere büyük eski yapılarla doludur.  Bu eski dünya harikası, şehrin yenilenmesini vurgulayan dikkat çekici bir post-modern tarzla harmanlanmıştır.  Lyon'un iki nehrinin (Saône ve Rhône) birleştiği yer olan La Confluence, Avrupa'nın en büyük yenilenme projesi olmadan önce sevilmeyen bir yerdi.  Şimdi Coop Himmelblau tarafından tasarlanan inanılmaz Musée des Confluences'ın evi, aynı zamanda Orange Cube ve Jakob + MacFarlane'in Euronews binaları gibi diğer bazı büyüleyici binaların da bulunduğu yerdir.

2

Gastronomi Başkenti: Lyon'un restoranları uğrunda ölmeye değer yemekler sunuyor. Bu ifade gastronomi başkenti Lyon için kesinlikle abartı değil.Lyon, Fransa'daki diğer tüm şehirlerden daha fazla kişi başına restorana sahiptir. Lyon, gastronomisiyle dünyaca ünlü bir şehir ve sıraları ünlü şeflerle dolup taşmaktadır. Bu anlamda en dikkat çeken isim Fransız mutfağının 'papası' Paul Bocuse'dur.  Şehir, ürünlerinin yüksek kalitesi ve mutfağının prestijiyle yıllardır övülüyor. En iyi şefler tarafından atılan adımlar, özellikle Presqu'île'de bol miktarda bulunan bouchon'lar (geleneksel yerel restoranlar) ile Lyon kültürüne kök salmıştır.