Kültür Seyahat

11 Nisan 2022

Yerli veya yabancı, dünyadan pek çok insanın gözde şehirlerinden biri olan İstanbul’un ününü ve geçmişini anlat anlat bitmez. Her köşesinde, her yapısında ve diğer her detayında bir hikayeyi barındıran, kültürü ve tarihi ile birbirinden efsane hikayeye sahip olan bir şehir İstanbul. Güzelliği ve sahip olduğu eşsiz boğazından bahsetmiyoruz bile. Orada yaşayanına veya ziyaret edenlerine sayısız fırsat ve güzelliği aynı anda sunan İstanbul, dünyanın en özel ve ilgi çeken şehirlerinden. İstanbul’a yolu düşenler, bu şehrin ününü ve bu ünü şehre armağan eden çeşitli yapıları ve yerleri bilirler. Saymakla bitmez diyebileceğimiz İstanbul’un harika hikayelerine eşlik eden yer ve yapılardan biri de şüphesiz Galata Kulesi.

Galata-1

Burası, İstanbul denildiğinde ilk akla gelen simge yapılardan biri olarak yılları deviren bir üne sahip. Bu harika mimariye sahip yapıyı, İstanbul’un herhangi bir yerine arka plan olarak eşlik ederken görmeniz mümkün. Devasa büyüklüğü ve güzel mimarisi ile en güzel fotoğrafların manzarası. Tabi ki, Galata Kulesi’ni yalnızca görüntüsü ile sınırlamak mümkün değil. Bu simge yapı, ayrıca eşsiz bir hikayeye sahip olması ile de çok ilgi görüyor. İsterseniz gelin İstanbul’u kanatlarınızın altında hissettiren Galata Kulesi’ni biraz daha yakından tanıyalım. Anlatacak çok şey var.

İstanbul’un en eşsiz ve popüler simgesi: Galata Kulesi’nin Geçmişi

İstanbul’a şöyle bir kuş bakışı baktığınızda gözünüze ilk takılan yapılardan biri olan Galata Kulesi’nin tarihi çok eskilere dayanıyor. 2013 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen bu kule, ayrıca dünyanın en eski kuleleri arasında da yer alıyor. Romalılar, Cenevizliler, Venedikliler ve Osmanlılar tarafından farklı amaçlar ile tarih boyunca kullanılmış burası. 17.yüzyılda Hezarfen Ahmet Çelebi’nin tahtadan yapılma kanatları ile gerçekleştirdiği uçuş denemesinin yeri ise de tam olarak bu kule. O zamanlarda, Çelebi’nin Galata Kulesi’nden Üsküdar’a yaptığı uçuş denemesi ile kuleye olan ilgi daha da çok artmış. Aynı zamanda kule, yakın geçmişe kadar uzun dönemler boyunca yangın gözetleme kulesi olarak kullanıldığı için de adı “Galata Yangın Kulesi” olarak biliniyordu.

Galata-2

İlk olarak Bizans İmparatoru Justinianos tarafından yaptırılan kulenin günümüzdeki halinin inşası ise Cenevizlilere aittir. 1500’lü yıllarda bir deprem ve 1831’de bir yangın atlatan kule, ayrıca onarımlardan geçmiş. İlk olarak kulenin üzerine bir kat cumba ve sonrasında iki kat daha çıkılması ile bugünkü külah biçimindeki ünlü dam ile kulenin üstü kapatılmış. 1967’de bir onarım daha gören Galata Kulesi son olarak 2020’de restore edilmiştir.

Şimdilerde mavi ve mor tonlarındaki ışıklandırmaları ile akşamları İstanbul’u süsleyen en güzel detaylardan biri olan kulenin mimarisi ise onu özel kılan bir başka detay. Dışı yığma moloz taş örgü sisteminde inşa edilen kulenin girişindeki kitabede 16 mısralık bir methiye bulunuyor. Yüksek giriş katından sonra 9 kata daha sahip olan bu ihtişamlı yapının kapısındaki yuvarlak kemerli pencere ise zamanında askerlerin gözetleme yerleri olarak kullanılmış. Külah çatısının hemen altında devam eden silindirik gövdesi ile göz dolduran Galata Kulesi’nin ayrıca seyir balkonları bulunuyor.

Bazı efsaneler vardır: Galata Kulesi Efsaneleri

Şehir efsaneleri insanlık tarihinin en ilginç hikayeleri olarak geçmişten günümüze aktarılarak her zaman varlığını sürdürmüştür. Galata Kulesi de bazı efsaneleri ile ilgi çeken yapılardan biri. Aslında bu eşsiz kuleden bahsedildiğinde en çok bilinen popüler iki efsaneden bahsedilir. Romalıların bir efsanesine göre; bir erkek ve bir kadın Galata Kulesi’ne ilk kez birlikte çıkarsa bu iki kişinin kaderi mutlaka birbirileri ile evlenerek sonuçlanır. Ama eğer bu kişilerden biri daha önceden tek başına kuleye çıkmış ise bu efsane gerçekleşmezmiş.

Galata-3

Diğer bir efsane ise İstanbul’un bir diğer eşsiz yapılarından biri olan Kız Kulesi’ni de barındırıyor. Bu efsaneye göre; Galata Kulesi ve Kız Kulesi’nin birbirine aşık olduğu söylenir. İki kulenin arasında bulunan boğazdan dolayı bu iki kulenin kavuşmasının imkansız olduğu ve gün geçtikçe özlemlerinin arttığı düşünülür. Galata Kulesi’nin gerçek tarihinde olan Hezarfen Ahmet Çelebi’nin tahta takma kanatlar ile yapacağı uçuş için kuleye tırmanması ile bu aşka olan inanç tazelenir. Çelebi’nin uçabilme ihtimali, boğazın iki kulenin kavuşmasında bir engel olmaktan çıkabileceği düşüncesini güçlendirmiştir. Hatta bu masalsı efsaneye göre; Çelebi’nin Galata Kulesi’nin yüz yıllar boyunca biriken aşk mektuplarını uçuşundan önce yanına aldığı ve Kız Kulesi’ne gittiğinde bunları oraya bıraktığına inanılır. Mektupları alan Kız Kulesi’nin ise bu aşkın belgeleri karşısında gün geçtikçe daha da güzelleşmiş olduğu düşünülür. İşte bu iki kule, birbirilerine olan aşklarının kanıtlanması ve karşılıksız olmadığını anlamaları ile yüz yıllara meydan okuyarak varlıklarını korumuşlardır.

Görmeden dönmeyin: İstanbul’a ve Galata Kulesi’ne Yolu Düşenler İçin

Galata Kulesi’nin İstanbul’un pek çok mekanına manzara olduğunu biliriz. Gerek gündüzleri, gerekse akşamları o eşsiz mimarisi ve heybetli görüntüsü ile de en güzel fotoğraf karelerinin baş tacıdır. İstanbul’a yolunuz düşerse görmeden dönmemenizi önerdiğimiz kulenin ise manzarası dillere destan. İster onu dışarıdan seyredebileceğiniz harika İstanbul sokaklarında turlayın, dilerseniz de kuleye çıkarak seyir balkonlarından İstanbul’un panoramik görüntüsünün tadını çıkarın. Erken saatlerde asansör ile çıkabileceğiniz bu seyir yerlerinden İstanbul’u seyretmenin hazzının bir başka olacağı kesin.